Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/4667 E. , 2025/12900 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1465 E., 2025/1508 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükm
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/4667 E. , 2025/12900 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1465 E., 2025/1508 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ Çeşme Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 6. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. III. GEREKÇE Sanık Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Sanıktan ele geçirilen maddenin amfetamin türevi olduğunun uzmanlık raporuyla tespit edilmiş olması karşısında, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Çeşme Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Çeşme Ağır Ceza Mahkemesince sanık uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm edilmiş; sanıktan ele geçirilen maddenin uzmanlık raporuyla amfetamin türevi olduğu tespit edilmiş, müdafi gizli soruşturmacı görevlendirmesinin ve delil toplamanın hukuka aykırılığını ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Ele geçen maddenin amfetamin türevi olduğunun raporla tespiti karşısında TCK 188/4-a maddesinin uygulanması gerekirken uygulanmamasının, aleyhe (karşı) temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılamayacağı; delil toplama ve arama usulünde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir.
Uygulama Sonucu: onama
Dava Strateji Notu: Sanık aleyhine sonuç doğuracak bir eksiklik (TCK 188/4-a nitelikli halin uygulanmaması) yalnızca Cumhuriyet savcısının aleyhe temyizi varsa düzeltilebilir; sanık lehine kesinleşen bu durum, aleyhe temyiz yokluğunda korunur.