İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/4939 Karar: 2025/8862 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/4939 K.2025/8862

10. Ceza Dairesi 2025/4939 E. , 2025/8862 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/460 E., 2014/486 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizin, 20.03.2025 tarihli ve 2020/7283 Esas, 2025/3306 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Baş

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/4939 E. , 2025/8862 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/460 E., 2014/486 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizin, 20.03.2025 tarihli ve 2020/7283 Esas, 2025/3306 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Baş

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/4939 E. , 2025/8862 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/460 E., 2014/486 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizin, 20.03.2025 tarihli ve 2020/7283 Esas, 2025/3306 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2025 tarihli ve KD - 2015/65887 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.06.2021 tarih 2018/20/328 E. - 2021/312 K. sayılı kararı ile Yüksek Dairenizin 2019/9369 E. - 2025/2219 K., 2021/8403 E. - 2025/3011 K. ve 2019/3939 E. - 2025/2907 K. Sayılı ilamlarında belirtildiği gibi, kolluk görevlilerinin, CMK'nın 160 ve devamı maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısının emri doğrultusunda ve genel yetkileri ile görevleri kapsamında, suç ve failini belirlemek ve suçla ilgili delilleri toplamak amacıyla, alıcı rolüne girerek, suça azmettirmeden veya teşvik etmeden şüpheliden uyuşturucu madde satın alması mümkün olduğu, bu durumlarda adli kolluk görevlisinin 5271 sayılı CMK'nın 139. maddesi uyarınca değil, 160. ve devamı maddeleri uyarınca görevlendirilmesi yeterli olduğu, gizli görevlinin işlenen veya işlenmek üzere olan suçu ortaya çıkartmak için şüphelilerle temas kurarak suçüstü yakalanmalarını sağlaması Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine uygun bulunması karşısında, suçun sübutunun tespiti için, öncelikle sanık hakkında anılan CMK'nın 140. maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin verilmiş bir kararın bulunup bulunmadığının araştırılarak, bulunuyor ise hukuki denetime olanak sağlayacak şekilde aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek bu dosya içine konulması, yoksa bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi, ayrıca sanıktan uyuşturucu madde alma - temin etme eylemini gerçekleştiren gizli soruşturmacı kolluk görevlisi ise "suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama" konusunda faaliyette bulunabileceğinden, öncelikle gizli soruşturmacının adli kolluk görevlisi olup olmadığının sorulması gerektiğinin, adli kolluk görevlisi ise tanık olarak dinlenilmesi, sanık ve müdafiisine tanıklara soru sorma olanağının tanınması, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinden bahisle Bozulması gerektiği bahisle bozma ilamının kaldırılmasına ve belirtilen gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 20.03.2024 tarihinde vefat ettiğinin tespit edilmesi ve sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR A. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, B. 5271 sayılı CMK'nın 308/2. maddesi gereği Dairemizin, 20.03.2025 tarihli ve 2020/7283 Esas, 2025/3306 Karar sayılı bozma ilâmının KALDIRILMASINA, C. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği sanığın ölümü nedeniyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkum edilen sanık hakkında, Dairenin daha önce gizli soruşturmacı/adli kolluk delillerinin hukukiliği yönünden verdiği bozma kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etmiş; inceleme sırasında sanığın hüküm sonrası vefat ettiği belirlenmiştir.

Hukuki İlke: Sanığın ölümü halinde TCK 64/1 uyarınca kamu davasının düşürülmesi zorunlu olup, bu durum işin esasına ilişkin diğer değerlendirmelerin önüne geçer; ayrıca alıcı rolündeki kolluğun CMK 160 vd. kapsamında görevlendirilebileceği, teknik izleme (CMK 140) kararı yoksa elde edilen bilgilerin delil sayılamayacağı tartışılmıştır.

Uygulama Sonucu: itirazın kabulü, bozma ve düşme

Dava Strateji Notu: Uyuşturucu ticareti dosyalarında gizli soruşturmacı/alıcı kolluk deliline dayanılıyorsa CMK 140 teknik izleme kararının ve görevlinin tanık sıfatıyla dinlenip dinlenmediğinin araştırılması istenmeli; ayrıca sanığın ölümü her aşamada UYAP nüfus kaydıyla kontrol edilerek düşme talep edilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla