Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/574 E. , 2025/3419 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 43.
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/574 E. , 2025/3419 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 43., 192/3. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün, itiraz edilmeksizin 25.05.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/11539 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9770 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9770 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede, Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09/12/2019 tarihli ve 2019/2360 esas, 2019/7718 karar sayılı ve Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 26/05/2016 tarihli ve 2016/1582 esas, 2016/3201 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının da bir önem arz etmediği nazara alındığında; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde yer alan, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği dikkate alındığında; öncelikle bilinen en son adrese, mernis adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, Somut olayda ise, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/05/2019 tarihli ve 2019/35040 soruşturma, 2019/885 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın, şüphelinin soruşturma evresindeki ifadesi sırasında bildirmiş olduğu "... Mah. 274 Cad. C No:34-38c/1 Isparta (... Sitesi)" şeklindeki bilinen son adresi yerine, "... Mah. 274 Cad. C No:34-38 D Blok No:3 Isparta Merkez/Isparta" adresine çıkartılan tebligatın bila iade dönmesi üzerine, bu defa mernis adresi olan "... Mah. 6222 Sok. No:5 .../Antalya" adresine çıkartılan tebligatın 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince mahalle muhtarına tebliğ edildiği cihetle, tebligatın usulsüz olduğu ve erteleme kararının kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 30.03.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2019 tarihli ve 2019/35040 Soruşturma, 2019/885 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süre ve merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, tedbirin infazı için kararın 02.09.2019 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, şüphelinin 12.06.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 28.08.2019 tarihli yetkisizlik kararı ile gelen soruşturma dosyasının 17.10.2019 tarihinde soruşturma dosyasının "Erteleme Kararı kesinleşmediğinden ihlal olarak kabul edilmeyeceği, erteleme kararının aynen devamının gerektiği" gerekçesi ile Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/35040 Soruşturma nolu dosyası ile birleştirildiği, B. Şüphelinin, erteleme süresi zarfında 30.09.2019 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, soruşturma dosyası birleştirilip erteleme kararının kaldırılarak Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 31.12.2019 tarihli ve 2019/35040 Soruşturma, 2019/33201 Esas, 2019/27499 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Şüpheli hakkında, 02.11.2019 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2020 tarihli ve 2020/46241 Soruşturma, 2020/13052 Esas ve 2020/10051 sayılı birleştirme talepli iddianamesi ile açılan kamu davasının, Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2020 tarihli ve 2020/455 Esas, 2020/371 Karar sayılı kararı ile aynı Mahkemenin 2020/64 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, yine Şüpheli hakkında, 13.01.2020 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2020 tarihli ve 2020/788 Soruşturma, 2020/1409 Esas ve 2020/1083 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, Isparta 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli ve 2020/472 Esas, 2020/384 Karar sayılı kararı ile Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/64 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, D. Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 16.04.2021 tarihli ve 2020/64 E., 2021/283 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 43., 192/3. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün, itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, kamu davasının açılmasının ertelenmesi karar tebliğinin 24.06.2019 tarihinde yapılmış olduğu dikkate alındığında, sanığın 30.03.2019, 12.06.2019 tarihli eylemlerinin erteleme kararı kesinleşmeden işlendiği, 30.09.2019 tarihli eylemin ihlâl eylemi olduğu, 02.11.2019 tarihli eylemin 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında olduğu ve 13.01.2020 tarihli eylemin ise 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında ayrı suç oluşturduğu, ancak Isparta 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli ve 2020/472 Esas, 2020/384 Karar sayılı kararı ile Antalya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/64 Esas sayılı dosyası ile birleştirilen 13.01.2020 tarihli eylem yönünden, mahkemesince hüküm kurulmadığı anlaşılmakla; mahkemesince zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görülerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre; Sanık hakkında 30.03.2019 tarihli eylem nedeniyle verilen 07.05.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi karar tebliğinin, sanığın Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/35040 Soruşturma dosyası kapsamında 31.03.2019 tarihli ifadesinde belirttiği "... Mah. 274 Cad. C No:34-38 D Blok No:3 Isparta Merkez/Isparta" adresinden 14.05.2019 tarihinde tanınmadığından bahisle iade edilmesi üzerine, bu kez 11.06.2019 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca MERNİS adresine çıkarılarak, 24.06.2019 tarihinde muhtara teslim edildiği, sanığın 12.06.2019 tarihli eylemi nedeniyle Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/12169 Soruşturma dosyası kapsamında 12.06.2019 tarihinde alınan ifadesinde ise adresini "... Mah. 274 Cad. C No:34-38c/1 Isparta (... Sitesi)" olarak belirttiği, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 28.08.2019 tarihli yetkisizlik kararı ile gelen soruşturma dosyasının 17.10.2019 tarihinde Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/35040 Soruşturma nolu dosyası ile birleştirildiği, dolayısıyla tebligat tarihlerinde sanığın "... Mah. 274 Cad. C No: 34-38c/1 Isparta (... Sitesi)" adresinin bilinmediği ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/35040 Soruşturma dosyası kapsamında yapmış olduğu erteleme karar tebliğinin usûlüne uygun olduğu anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2025 tarihinde karar verildi.