İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/5886 Karar: 2025/8714 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/5886 K.2025/8714

10. Ceza Dairesi 2025/5886 E. , 2025/8714 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2018/163 E., 2018/386 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/5886 E. , 2025/8714 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2018/163 E., 2018/386 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/5886 E. , 2025/8714 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2018/163 E., 2018/386 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve KYB-2025/94473 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2025 tarihli ve KYB-2025/94473 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27.04.2017 tarihli ve 2017/8229 soruşturma, 2017/218 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine ve suça sürüklenen çocuk hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar etmesi üzerine açılan kamu davası sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Aydın Çocuk Mahkemesinin 17.10.2018 tarihli ve 2018/163 esas, 2018/386 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı nazara alındığında; somut olayda, kayden 01.03.2000 doğumlu olan suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar her ne kadar 27.04.2017 tarihinde kendisine tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de, söz konusu kararın suça sürüklenen çocuğa atanan zorunlu müdafiye tebliğ edilmemesi nedeniyle usulü ile kesinleşmediği ve erteleme süresinin bu sebeple başlamadığı, erteleme süresi başlamadığından bu süre içerisinde gerçekleşmiş bir ihlalden de söz edilemeyeceği ve bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 27.04.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun tebliğ ve devamı işlemlerin icrası için kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 07.07.2025 gün ve ... sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak tebliğ olunur.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2025 tarihli ve KYB-2025/94473 sayılı kanun yararına bozma istemi içeriğinde "Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 07.07.2025 gün ve ... sayılı yazılı istemlerine istinaden, suça sürüklenen çocuk ... hakkında Aydın Çocuk Mahkemesinin 17.10.2018 tarihli ve 2018/163 Esas, 2018/386 sayılı Kararı"nın bozulması talep edilmesine rağmen, fiziki dosya içeriğinde, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 07.07.2025 gün ve ... sayılı yazılı istemlerine istinaden, sanık ... hakkında İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2017 tarihli ve 2017/378 Esas, 2017/626 Karar sayılı kararının bozulması talebiyle birlikte, İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/378 Esas sayılı dosyasının Dairemize gönderildiği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2025 tarihli ve KYB-2025/94472 sayılı kanun yararına bozma istemi içeriğinde de Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 07.07.2025 gün ve 94660652-105-09-3388-2025-Kyb sayılı yazılı istemlerine istinaden, suça sürüklenen çocuk ... hakkında Aydın Çocuk Mahkemesinin 17.10.2018 tarihli ve 2018/163 Esas, 2018/386 sayılı Kararı"nın bozulması talep edilerek, dosyanın Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2025/8682 Esas sırasına kaydedildiği anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi "(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir." hükmü kapsamında, incelemeye konu Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2025 tarihli ve KYB-2025/94473 sayılı kanun yararına bozma istemi içeriği ile fiziki olarak gönderilen İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2017 tarihli ve 2017/378 Esas, 2017/626 Karar sayılı dosyası üzerinden talep edilen Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 07.07.2025 gün ve ... sayılı talep içeriğinin uyumlu olmadığı belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'de ki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.09.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan (denetimli serbestlik ihlali sonrası açılan davada) mahkumiyet; kanun yararına bozma talebi ile Yargıtay'a fiziken gönderilen dosya (İzmir 21. Asliye Ceza) talep içeriğiyle uyuşmamıştır.

Hukuki İlke: Kanun yararına bozma istemi içeriği ile Yargıtay'a fiziken gönderilen dosyanın birbiriyle uyumlu olması gerekir; talep edilen kararla gönderilen dosya uyuşmadığında CMK 309 koşulları oluşmadığından istem reddedilir.

Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma isteminin reddi

Dava Strateji Notu: KYB başvurusunda talep edilen kararla gönderilen dosyanın birebir örtüşmesi usuli bir zorunluluktur; uyumsuzluk halinde esasa girilmeden ret kararı verilir, talep yeniden düzgün biçimde yapılmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla