İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/6047 Karar: 2026/1893 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/6047 K.2026/1893

10. Ceza Dairesi 2025/6047 E. , 2026/1893 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2029 E., 2025/1402 K. SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hukuka aykırılıkların düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sa

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/6047 E. , 2026/1893 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2029 E., 2025/1402 K. SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hukuka aykırılıkların düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sa

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/6047 E. , 2026/1893 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2029 E., 2025/1402 K. SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Hukuka aykırılıkların düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanık ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, istinaf başvurularının sanık ... yönünden eleştirili olmak üzere esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün gerekçesiz olduğuna, 4. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 5. Arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, 6. Parmak izi incelemesi ve HTS araştırması yapılmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 4. Eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna, 5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 6. Sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 7. 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin sanık hakkında uygulanmaması gerektiğine, 8. Sanığın muhbir olduğuna dair araştırma yapılmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; 1. İhbar, Araştırma ve Olay Tutanağı içeriği ile tüm dosya kapsamına göre; 03.03.2021 tarihinde hakkında uyuşturucu madde sattığına dair ihbarlar yapılan sanık ...'in kolluk tarafından kimlik bilgileri, aracı ve ikamet adreslerine dair bilgiler edinildiği ve somut suç şüphesi oluştuğu aşamada; önleme araması kararı mevcutken aracının şoför paspası üzerindeki ağzı açık şeffaf buzdolabı poşeti içindeki siyah renkli ağzı düğümlü poşet içerisinde uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği olayda; 5271 sayılı CMK'nın 116., 117. ve 119. maddelerine uygun şekilde "adli arama kararı" veya “yazılı adli arama emri” alınmadan önleme araması kararına dayanılarak yapılan arama sonucu bulunan uyuşturucu madde hem "suçun maddi konusu" hem de "suçun delili" olup hukuka aykırı yöntemle elde edildiğinden hükme esas alınamayacağından, olayla ilgili adli arama kararı ya da yazılı adli arama emri olup olmadığının araştırılması, varsa aslı veya onaylı örneğinin getirtilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2. Bölge Adliye Mahkemesi kararında, sanık ... hakkında suç tarihinin "03.03.2021" yerine "24.12.2020, 03.03.2021, 27.04.2022 " olarak yazılması, Hukuka aykırı görülmüştür. B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında 24.12.20 20... .03.2021 tarihli eylemleri zincirleme olarak işlediği kabul edilip TCK'nın 43/1. maddesinin uygulandığı, 27.04.2022 tarihli eylem yönünden ise hukuki kesinti gerçekleştiğinden müstakil suç olarak hüküm kurulduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin "Sanık ... hakkında, 24/12/2020 tarihli suçtan aynı gün 03/03/2021 tarihli suçtan ise 04/03/2021 tarihinde ifadesi alınmış olmakla fiili kesinti oluştuğundan, 03/03/20 21... /04/2022 tarihli suçlardan ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken her iki eylem zincir suç içinde değerlendirilerek tek hüküm kurulmuş olunması nedeniyle eksik ceza tayin edilmiş ise de, sanık aleyhine istinaf kanun yolu başvurusu olmadığından eleştiri yapılmakla yetinilmiştir." şeklindeki eleştirisi yerinde görülmemiştir. 1. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, 24.12.20 20... .03.2021 tarihli suçların vasfı ile sübutlarına, sanığın asli fail olduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine dayandığı ve araştırılacak başkaca bir husus da kalmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 2. Dosya kapsamına göre; 27.04.2022 tarihinde şüphe üzerine durdurulan ve sanığın ön yolcu koltuğunda oturduğu ticari taksinin, ön yolcu paspası üzerinde gri renkli iki adet kilitli karton poşette uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği olayda; usulüne uygun verilmiş olay yeri ve tarihini kapsayan bir önleme araması kararı, Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri ya da adli arama kararı bulunup bulunmadığının araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafileri ve sanık ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesi iki sanığı uyuşturucu madde ticaretinden mahkûm etmiş, İstanbul BAM 5. Ceza Dairesi hükümlerdeki bazı hukuka aykırılıkları düzelterek istinafı esastan reddetmiştir. Bir sanık yönünden, hakkında satış ihbarları üzerine somut suç şüphesi oluşmuşken yalnızca önleme araması kararına dayanılarak aracında arama yapılmış ve uyuşturucu bu aramada bulunmuş; diğer sanığın 27.04.2022 tarihli eylemine ilişkin arama kararının varlığı da hiç araştırılmamıştır.

Hukuki İlke: Somut suç şüphesi oluştuğu aşamada CMK 116, 117 ve 119'a uygun adli arama kararı veya yazılı adli arama emri alınmadan, önleme araması kararına dayanılarak yapılan arama hukuka aykırıdır; bu aramada bulunan uyuşturucu hem suçun maddi konusu hem delili olarak hükme esas alınamaz ve adli arama kararının bulunup bulunmadığı araştırılmadan hüküm kurulması eksik araştırma teşkil eder.

Uygulama Sonucu: Hükümler, Tebliğnamedeki onama görüşüne aykırı biçimde oy birliğiyle bozulmuştur; her iki sanık yönünden de aramanın hukuki dayanağının araştırılmaması ve bir sanık için suç tarihinin yanlış yazılması bozma nedeni sayılmıştır.

Dava Strateji Notu: Önleme araması kararına dayanılarak yapılan aramalarda müdafiin ilk sorusu, arama anında sanık hakkında somut suç şüphesinin oluşup oluşmadığı olmalıdır; ihbar, kimlik ve araç tespiti gibi hazırlık işlemleri yapılmışsa artık adli arama kararı zorunludur ve bu eksiklik onama beklenen dosyayı dahi bozdurabilir. Ayrıca dosyada arama kararının aslının bulunup bulunmadığı bizzat denetlenmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla