Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/6182 E. , 2026/4 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2360 E., 2025/2246 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, y
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/6182 E. , 2026/4 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2360 E., 2025/2246 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Hapis cezasına seçenek yaptırımların değerlendirilmediğine, 6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesi kararlarının Bölge Adliye Mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda “sanığa verilen gün adli para cezasının suç tarihi itibariyle 7499 sayılı Yasa'nın 9. maddesi ile değişik TCK 52/2 maddesi gereğince 100 TL'den paraya çevrilmesinin ...” gerektiğine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 03.02.2025 tarih, 2025/518 Esas ve 2025/447 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.05.2025 tarih, 2025/167 Esas ve 2025/267 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 07.07.2025 tarih, 2025/2360 Esas ve 2025/2246 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi tutuklu sanığı uyuşturucu madde ticaretinden mahkûm etmiş; ancak bu hüküm, İstanbul BAM 16. Ceza Dairesinin gün adli para cezasının 7499 sayılı Kanun'la değişik TCK 52/2 gereğince 100 TL'den çevrilmesi gerektiği gerekçesiyle verdiği bozma kararı üzerine kurulmuştur. BAM ikinci kez önüne gelen dosyada istinafı esastan reddetmiş, sanık müdafii hükmü temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: CMK 280/1-e ve f uyarınca bölge adliye mahkemesinin bozma yetkisi, davanın esasına ilişkin olmayan, yargılamaya dair usul kurallarının açık ihlali veya hükme etkili usul kurumlarının ihmali hâlleriyle sınırlıdır; adli para cezasının gün karşılığı miktarının düzeltilmesi gibi bir neden bu kapsamda olmadığından, böyle bir gerekçeyle verilen BAM bozma kararı ve üzerine kurulan ilk derece hükmü, CMK 7'deki görevsiz mahkeme işlemlerinin hükümsüzlüğü kuralı gereği geçersizdir; Daire bu sonuca CGK'nın 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararına ve 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesiyle yapılan değişikliğe dayanarak varmıştır.
Uygulama Sonucu: BAM'ın istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı, diğer yönleri incelenmeksizin tebliğnameye aykırı olarak CMK 302/2 gereği oy birliğiyle bozulmuş; ilk derece mahkemesinin ilk kararı üzerinden yeniden istinaf incelemesi yapılması gerektiği belirtilmiş, salıverilme talebi reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu: Adli para cezasının çevrilme miktarı gibi hesaba ilişkin hataların BAM tarafından bozma yerine düzeltme yoluyla giderilmesi gerekirdi; müdafi, dosya geçmişinde bu tür esasa veya hesaba dayalı BAM bozması görüyorsa temyizde işlemlerin hükümsüzlüğünü ileri sürerek yargılamayı ilk hükmün istinaf aşamasına geri taşıyabilir. Bu yol, ikinci yargılamada aleyhe gelişen dosyalarda savunmaya yeni bir inceleme turu kazandırır.