Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/6714 E. , 2025/14519 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/1496 E., 2025/1473 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER: Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıkla
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/6714 E. , 2025/14519 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/1496 E., 2025/1473 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER: Hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Küçükçekmece 7. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasının hatalı olduğuna, 2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 3. Her türlü şüpheden uzak ve yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna, 2. TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasının hatalı olduğuna, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. Her türlü şüpheden uzak ve yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ve TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafileri ve sanık ...'ün temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafileri ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.12.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Küçükçekmece 7. Ağır Ceza Mahkemesince iki sanık uyuşturucu ticaretinden mahkûm edilmiş; İstanbul BAM hükümleri düzelterek istinaf başvurularını reddetmiş, sanıklar etkin pişmanlık ve eylemin yardım niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Suçun vasfı ile sübutu, TCK 188/4-a maddesinin uygulanması ve sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
Uygulama Sonucu: Onama
Dava Strateji Notu: Çok sanıklı ticaret dosyalarında etkin pişmanlık, sanığın kendi suçunu veya diğer failleri/madde kaynağını yetkililerin bilmediği aşamada açıklamasını gerektirir; salt suçlamayı kabul etmek yeterli değildir ve TCK 188/4-a ağırlaştırmasını kaldırmaz.