Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/695 E. , 2025/7745 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/316 Değişik İş SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma İNCELEME KONUSU KARAR: Değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yö
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/695 E. , 2025/7745 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/316 Değişik İş SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma İNCELEME KONUSU KARAR: Değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik "itirazın reddi" TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa 15.Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Bursa 14.Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli ve 2021/24 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararına yönelik "itirazın reddine" kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/1993 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/11067 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/11067 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Her ne kadar sanık hakkında 30.12.2020 tarihli eylemine ilişkin olarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden yapılan soruşturma neticesinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06.01.2021 tarihli ve 2021/63 sayılı iddianame ile kamu davası açılması üzerine, değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/8-a maddesinde "Bu Kanunun; ...188. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti.. suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme gereğince, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan açılmış olan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda suçun "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 15.12.2022 tarihli ve 2020/11284 esas, 2022/13327 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle Mahkemece 5237 sayılıKanun'un 191. maddesinin 8. fıkrası uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, aynı Kanun'un 191. maddesinin 5. fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılmasının gerektiği nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha önce 27.09.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemine ilişkin olarak yapılan soruşturma evresi sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 06.12.2021 tarihli ve 2021/89476 soruşturma, 2021/1629 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verildiği, anılan kararın 19.01.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 2017/6318 esas, 2017/6699 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önceki tüm uyuşturucu madde kullanma ya da bu maksatla bulundurma eylemlerinin suçun temadi etme özelliği karşısında tek suç olarak değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, sanığın Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/24 esas sayılı dosyasına konu 30.12.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eyleminin, sanık hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 06.12.2021 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden önce işlendiği (19.01.2022) anlaşılmakla, sanığın eylemlerinin tek suç oluşturacağı cihetle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden, Cumhuriyet Savcılıklarınca soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Sanık hakkında, 30.12.2020 tarihli eylemi nedeniyle "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2021 tarihli ve 2020/109434 Soruşturma, 2021/578 Esas,2021/63 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 188/3 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli ve 2021/24 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararı ile, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin karara itiraz etmesi üzerine, itirazı inceleyen mercii Bursa 15.Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 18.05.2022 tarihli ve 2022/316 değişik iş sayılı kararı ile, "itirazın reddine" kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. B. Dosya arasında bulunan "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı"nın incelenmesinde: Sanık hakkında, 27.09.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2021 tarihli ve 2021/89476 Soruşturma, 2021/1629 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2.maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 19.01.2022 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirildiği, ihlâl nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2022 tarihli iddianamesi ile Bursa 36.Asliye Ceza Mahkemesine 2022/534 Esas sayılı kamu davasının açıldığı, davanın derdest olduğu anlaşılmıştır. C. Dosya kapsamına göre; 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup, anılan maddenin sekizinci fıkrasında; "Bu Kanun'un; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme gereğince, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan açılmış olan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda suçun "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, 5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve aynı Kanun'un 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; "Uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle mahkemece 5237 TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı TCK'nın 191/5.maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önce veya erteleme süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2-3. maddeleri uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekmektedir. Zira, usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi doğrultusunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği, aynı şekilde 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi kapsamında usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı var ise şüphelinin bu suçtan işlediği başka eylemi yönünden ayrı bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği kabul edilmektedir. Ayrıca, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği Dairemizce kabul edilmektedir. Bu kapsamda yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiği tarihe kadar işlenen sübut bulan tüm eylemlerin tek suç olarak, cezanın bireyselleştirilmesi yönünden 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olacağı kabul edilmektedir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olayda; Sanık hakkında daha önce 27.09.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin olarak yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 06.12.2021 tarihli ve 2021/89476 Soruşturma, 2021/1629 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, anılan kararın 19.01.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önceki tüm kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemlerinin tek suç olarak ve TCK'nın 61.maddesi kapsamında cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi yapılabileceği dikkate alındığında, sanığın Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/24 Esas sayılı dosyasına konu 30.12.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eyleminin, sanık hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 06.12.2021 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karardan önce işlendiği anlaşılmakla, sanığın eylemlerinin tek suç oluşturacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceği gözetilerek, Bursa 14.Ağır Ceza Mahkemesince, CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilerek Bursa 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/534 Esas sayılı dosyasına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mercii Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesince "itirazın kabulü" yerine "itirazın reddine" karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bursa 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2022 tarihli ve 2022/316 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.09.2025 tarihinde karar verildi.