İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/7368 Karar: 2025/12850 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/7368 K.2025/12850

10. Ceza Dairesi 2025/7368 E. , 2025/12850 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1175 E., 2025/1035 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Hükmün düzeltilerek temyiz isteminin esastan reddi Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön in

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/7368 E. , 2025/12850 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1175 E., 2025/1035 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Hükmün düzeltilerek temyiz isteminin esastan reddi Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön in

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/7368 E. , 2025/12850 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1175 E., 2025/1035 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Hükmün düzeltilerek temyiz isteminin esastan reddi Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 24. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, 4. İstihbari bilgi Cumhuriyet savcısına bildirilmeden ve talimat alınmadan delillerin toplanmasının hukuka aykırı olduğuna, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, 5. İddianamenin yasal unsurları içermediğine, duruşmaların usule aykırı icra edildiğine, 6. 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin yerinde olmayan ve yetersiz gerekçe ile uygulanmadığına, 7. İlk duruşma ile son duruşma arasında 19 gün olduğuna, makul ve adil yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, ilişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin hukuka uygun şekilde toplandığına ve değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, mevcut delillerin suçun sübutunu ve vasfını tayinde yeterli olduğu, yargılamanın sonucunu etkileyecek nitelikte eksiklik bulunmadığı, savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği, iddianamenin yasal unsurları içerdiği, duruşmaların usule uygun yapıldığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı yerine, yazılı şekilde karar verilerek 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine aykırı davranılmasının, 2. 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Yasanın 14. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması sırasında sanığın koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanabileceğine dair yasal düzenleme karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde koşullu salıverilmemesine karar verilmiş olmasının, Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, 1. Hüküm fıkrasının 5. paragrafında yer alan "çevrilebileceğinin" ibaresi çıkarılarak yerine "çevrileceğinin" ibaresinin eklenmesi, 2. Hüküm fıkrasının 8 numaralı paragrafında yer alan "5275 sayılı yasanın 108/3 maddesi gereği sanığın KOŞULLU SALIVERİLMEMESİNE,," ibaresinin çıkarılması, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İstanbul Anadolu 24. Ağır Ceza Mahkemesince mahkûm edilen sanık; istihbari bilginin savcıya bildirilmeden delil toplandığını, iddianamenin yasal unsurları içermediğini, ilk ve son duruşma arasında 19 gün olmasının savunma hakkını kısıtladığını ileri sürmüş; ayrıca hakkında ikinci tekerrür nedeniyle koşullu salıverilmeme kararı verilmiştir.

Hukuki İlke: Deliller hukuka uygun toplanıp iddianame ve duruşmalar usule uygun olduğunda esasa yönelik itirazlar reddedilir; ancak 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesindeki değişiklik uyarınca ikinci tekerrürde sanığın koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanabileceği gözetilmeli, koşullu salıverilmeme kararı verilemez; adli para cezasında TCK 52/4 ihtarı da gösterilmelidir.

Uygulama Sonucu: BAM kararının CMK 302/2 gereği bozulması, ilk derece hükmünün CMK 303 uyarınca düzeltilerek onanması (koşullu salıverilmeme ibaresi çıkarıldı)

Dava Strateji Notu: İnfaz rejimindeki lehe kanun değişiklikleri (5275 s.K. 108/3) mükerrir sanık lehine koşullu salıverilme hakkı doğurabilir; koşullu salıverilmeme kararları bu değişiklik ışığında temyizde mutlaka denetlenmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla