Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/7431 E. , 2026/1907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/278 E., 2024/175 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması (sanık ... hakkında) 2. Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek on
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/7431 E. , 2026/1907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/278 E., 2024/175 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması (sanık ... hakkında) 2. Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması (sanık ... hakkında) Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ Dairemizin bozma kararı üzerine, Erzurum 5. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine, sanık ...'ın beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a-b maddesinin uygulanmaması gerektiğine, 2. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 3. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 4. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Vekalet ücreti talebine, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a-b maddelerinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi kapsamına göre, vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14. maddesinin 4. fıkrasında yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini müdafii ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeyip bu hususta herhangi bir karar verilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Erzurum 5. Ağır Ceza Mahkemesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum 5. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Sanık hakkında kurulan hüküm fıkrasına "Sanık kendisini 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısmının II. Bölümü gereğince kovuşturma için ödenen 48.000,00 TL maktu vekalet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekalet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Erzurum 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Dairenin bozma kararı üzerine Erzurum 5. Ağır Ceza Mahkemesi bir sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyetine, diğer sanığın beraatine karar vermiştir. Mahkum olan sanık esasa ve TCK'nın 188/4-a-b uygulamasına, beraat eden sanığın müdafii ise yalnızca lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik temyizde bulunmuştur.
Hukuki İlke: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, beraat eden ve müdafi ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi zorunludur; sanığın CMK gereği görevlendirilen zorunlu müdafii varsa kovuşturma için Hazineden alınan ücret mahsup edilerek bakiye ödenir.
Uygulama Sonucu: Mahkum sanık yönünden temyiz istemleri esastan reddedilip hüküm onanmış; beraat eden sanık yönünden hüküm bozulmuş ancak yeniden yargılama gerekmediğinden 48.000,00 TL maktu vekalet ücretinden zorunlu müdafilik ödemesinin mahsubuyla bakiyenin sanığa verilmesi eklenerek düzeltilip onanmıştır.
Dava Strateji Notu: Beraat kararlarında vekalet ücretine hükmedilmemişse bu tek başına geçerli bir temyiz sebebidir ve Yargıtay aşamasında düzeltilerek kazanılabilir; zorunlu müdafili dosyalarda mahsup sonrası bakiye ücretin de talep edilmesi unutulmamalıdır.