Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/7775 E. , 2026/350 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/743 E., 2025/273 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/7775 E. , 2026/350 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/743 E., 2025/273 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak; Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmiş olan 5271 sayılı CMK'nın "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasındaSuç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmiş olan 5271 sayılı CMK'nın "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan "01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19/08/2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; " mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun "Basit Yargılama Usulü" yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Asliye Ceza Mahkemesince bozmaya uyularak kurulan mahkûmiyet hükmü sanık tarafından temyiz edilmiştir. 10. Ceza Dairesi sübuta ilişkin itirazları reddetmekle birlikte, hükümden sonra yürürlüğe giren basit yargılama usulü düzenlemesi yönünden dosyayı incelemiştir.
Hukuki İlke: 7188 sayılı Kanun'la CMK'nın 251. maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünde mahkûmiyet hâlinde sonuç cezadan dörtte bir indirim öngörüldüğünden, Anayasa Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 E., 2020/33 K. sayılı kararıyla geçici 5. maddenin 1-d bendindeki 'kovuşturma evresine geçilmiş' ibaresinin basit yargılama usulü yönünden iptali maddi ceza hukukuna ilişkin sonuç doğurur; TCK'nın 7. maddesindeki lehe kanun ilkesi gereği, üst sınırı iki yılı aşmayan TCK 191 suçlarında sanığın hukuki durumunun bu usul yönünden yeniden değerlendirilmesi zorunludur.
Uygulama Sonucu: Daire, sanığın diğer temyiz itirazlarını reddetmekle birlikte, basit yargılama usulünün sağladığı dörtte bir indirim ihtimali değerlendirilmeden hüküm kurulması nedeniyle kararı tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle bozmuştur.
Dava Strateji Notu: TCK 191 kapsamındaki eski tarihli dosyalarda müdafiin, Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonrası basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmadığını mutlaka denetlemesi gerekir; usul hiç tartışılmadan kurulan mahkûmiyet hükümleri salt bu eksiklik nedeniyle bozulmakta ve dörtte bir ceza indirimi imkânı doğmaktadır.