İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/8182 Karar: 2026/1367 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/8182 K.2026/1367

10. Ceza Dairesi 2025/8182 E. , 2026/1367 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/301 E., 2025/582 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin,

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/8182 E. , 2026/1367 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/301 E., 2025/582 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin,

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/8182 E. , 2026/1367 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/301 E., 2025/582 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, 2. Yeterli, kesin, somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Uyuşturucu maddenin ele geçirildiği aracın sanık tarafından olaydan önce diğer sanık ...'a sözleşme ve noter işlemleriyle zilyetliğinin devredilmiş olduğuna, 4. İletişimin tespiti tutanaklarının sanığa okunmadığına, eksik inceleme yapıldığına, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 2. Yeterli, kesin, somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eksik inceleme yapıldığına, ses kayıtlarının sanığa ait olmadığına, 4. Sanığın dosyadan tefrik edilen sanık ... adına düzenlenmiş sahte kimliği kullanması nedeniyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiğine, İlişkindir. C. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli, kesin, somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Yalnızca diğer sanık ...'un soyut beyanının, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü verilmesi için yeterli olmadığına, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, İlişkindir. D. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 3. Eksik inceleme yapıldığına, ses kayıtlarının sanığa ait olmadığına, 4. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın hukuka aykırı olduğuna, 2. Yeterli,somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. F. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın hukuka aykırı olduğuna, 2. Yeterli, somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Suç konusu uyuşturucu maddelerin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince, temel cezaların üst sınırdan belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. A. Sanıklar ..., ..., ..., ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin, temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümlerde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230/1-c maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz olarak hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar, ..., ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi altı sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar vermiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Sanık müdafileri aracın zilyetliğinin noter işlemiyle devredildiği, ses kayıtlarının sanıklara ait olmadığı ve yalnızca diğer sanığın soyut beyanına dayanıldığı gibi itirazlarla temyiz etmiş; Yargıtay 10. Ceza Dairesi beş sanık yönünden hükümleri onarken bir sanık yönünden hükmü gerekçesizlik nedeniyle bozmuştur.

Hukuki İlke: AİHS'in 6/1, Anayasa'nın 141/3, CMK'nın 34/1 ve 230/1-c maddeleri uyarınca mahkeme kararları denetime olanak verecek biçimde gerekçeli olmalı; iddia ve savunma görüşleri açıkça belirtilmeli, deliller tartışılmalı, hükme esas alınan ve reddedilen deliller gösterilmeli ve delillerle sonuç arasında bağ kurulmalıdır. Ayrıca uyuşturucu miktarının önem ve tehlikesine göre TCK'nın 61. maddesi ve 3. maddedeki orantılılık ilkesi gereği temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerekirken eksik ceza tayini, aleyhe temyiz yoksa bozma nedeni yapılmaz.

Uygulama Sonucu: Beş sanık hakkındaki hükümler eleştiriyle birlikte onanmış ve salıverilme talepleri reddedilmiş; bir sanık hakkındaki hüküm ise gerekçesiz kurulduğu için CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: Gerekçesizlik, sübuta ilişkin itirazlar reddedilse bile tek başına bozma getirebilen mutlak nitelikte bir koridordur; müdafi temyiz dilekçesinde savunma argümanlarının kararda hiç tartışılmadığını somut biçimde göstermelidir. Öte yandan temel cezanın üst sınır yerine daha az tayin edilmesinin yalnızca eleştiri konusu yapılması, aleyhe temyiz yokluğunun sanık lehine sonuçları koruduğunu bir kez daha teyit eder.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla