Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/8343 E. , 2026/935 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/2224 E., 2025/1483 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyi
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/8343 E. , 2026/935 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/2224 E., 2025/1483 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 2. Delillerin hukuka aykırı şekilde elde edildiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; ilk derece mahkemesi kararlarının bölge adliye mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda " sanığın eylemin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde hataya düşülerek sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan mahkûmiyetine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle hükmün bozulması” gerektiğine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 20.02.2025 tarih, 2023/422 Esas ve 2025/316 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2025 tarih, 2025/116 Esas ve 2025/190 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 10.07.2025 tarih, 2025/2224 Esas ve 2025/1483 Karar sayılı istinaf taleplerinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticaretinden mahkûm etmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmiştir. Ancak süreçte aynı istinaf dairesi daha önce, ilk derece mahkemesinin kullanmak için bulundurmadan kurduğu hükmü 'eylem ticaret suçunu oluşturur' diyerek suç vasfı üzerinden bozmuş, ilk derece mahkemesi de bu bozma üzerine yeni hüküm kurmuştu; Yargıtay 10. Ceza Dairesi bu zinciri usul yönünden denetlemiştir.
Hukuki İlke: CMK'nın 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentleri uyarınca bölge adliye mahkemesinin bozma yetkisi davanın esasına değil, usul kurallarının açık ihlali ile hükme etkili usul kurumlarının ihmaline münhasırdır; suç vasfının tayinindeki hata gerekçesiyle istinafın bozma kararı vermesi bu yetkinin dışındadır. Yetki dışı verilen bozma ve onun üzerine kurulan ilk derece kararı, CMK'nın 7. maddesindeki 'görevli olmayan mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür' kuralı gereği hükümsüz sayılır; Daire bu yaklaşımında Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararına dayanmıştır.
Uygulama Sonucu: Daire, istinaf dairesinin vasıf hatası gerekçeli bozması ile bunun üzerine kurulan kararların hükümsüz olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin ilk kararı üzerinden gerekirse CMK'nın 280/2. maddesi de gözetilerek yeniden istinaf incelemesi yapılması için esastan ret kararını CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle bozmuştur.
Dava Strateji Notu: İstinaf aşamasında suç vasfına ilişkin uyuşmazlık bozma yoluyla değil duruşma açılarak çözülmelidir; müdekkik bir müdafi, aleyhe vasıf değişikliği içeren istinaf bozması gördüğünde bu kararın yetki dışı ve hükümsüz olduğunu ileri sürerek tüm sonraki işlemleri geçersiz kılabilir. Bu karar, kullanma-ticaret vasfı gri alanındaki dosyalarda usul denetiminin esastan daha hızlı sonuç üretebildiğinin örneğidir.