Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/8676 E. , 2025/13780 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2771 E., 2025/2960 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, te
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/8676 E. , 2025/13780 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2771 E., 2025/2960 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Mahkûmiyete yetecek kesin delil bulunmadığına, 3. Suça konu uyuşturucu maddenin kişisel kullanım sınırlarında kaldığına, kullanmak amacıyla bulundurulduğuna, 4. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.10.2023 tarihli ve 2023/3-205 Esas, 2023/542 Karar sayılı kararında belitildiği üzere; sanık müdafii ile birlikte sanığın da 13.08.2025 tarihli dilekçeyle aynı hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurmuş olmasına rağmen sadece sanık müdafiinin talebi yönünden değerlendirme yapılarak verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararının usulüne uygun olarak istinaf yolu incelemesinin sonuçlandırılmış olduğunu göstermemesi, verilen karar hukuk aleminde varlığını sürdürürken bu kez sanığın istinaf talebi ayrıca değerlendirilerek aynı hüküm hakkında yeni bir istinaf kararı verilememesi, sanık hakkındaki hükme dair daha önce istinaf merciince karar verilmiş olması hâlinde merciin bu hükmü yeniden incelemesinin ancak daha önce verilmiş kararın bozularak ortadan kaldırılması hâliyle sınırlı bulunması hususları bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde, sanığın istinaf istemine ilişkin inceleme yapılmaksızın verilen karar hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dosyanın, sanığın istinaf talebini de kapsayacak şekilde inceleme yapılabilmesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu ticaretinden mahkûm etmiş; sanık müdafii ile birlikte sanığın kendisi de aynı hükme karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi yalnızca müdafiin talebi yönünden değerlendirme yaparak istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Hukuki İlke: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2023 tarihli kararı doğrultusunda; sanık ve müdafiin ayrı ayrı istinaf başvurusu varsa yalnızca müdafiin talebinin değerlendirilmesi istinaf incelemesini usulünce sonuçlandırmaz; mevcut ret kararı varlığını sürdürürken sanığın istinafı için yeni bir karar da verilemeyeceğinden, sanığın istemi incelenmeksizin verilen karar hukuka aykırıdır.
Uygulama Sonucu: Hükmün bozulması (sanığın istinaf istemi de incelenmek üzere)
Dava Strateji Notu: Sanık ve müdafi ayrı ayrı kanun yoluna başvurmuşsa her iki başvuru da ayrı değerlendirilmelidir; savunma, sanığın bizzat verdiği dilekçenin dosyada bulunduğunu ve incelenmediğini göstererek bozma sağlayabilir. Bu nedenle müdafi başvurusu yanında sanığın kendi başvurusu da kayda geçirilmelidir.