İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/8995 Karar: 2026/2704 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/8995 K.2026/2704

10. Ceza Dairesi 2025/8995 E. , 2026/2704 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1777 E., 2025/1744 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/8995 E. , 2026/2704 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1777 E., 2025/1744 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/8995 E. , 2026/2704 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1777 E., 2025/1744 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesince, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan; 1. Sanıklar ..., ... ve ...'in beraatlerine, 2. Sanım ...'ın mahkûmiyetine, Karar verilmiştir. B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mahkûmiyet yerine beraat kararı verilmesinin ve sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43/1.ve 188/5. maddelerinin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümlerde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini müdafii ile temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeyip bu hususta herhangi bir karar verilmemiş olmasının, Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilen husus hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesine göre gün adli para cezasının alt sınırı 100,00 Türk Lirası olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince gün adli para cezası 20,00 Türk Lirası olarak hesaplanmak suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararında Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanıklar ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereği, İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin sanıkların beraatlarına dair bölüme, "Sanık ... kendisini 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafiler ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısmının II. Bölümü gereğince kovuşturma için ödenen 48.000,00 TL maktu vekalet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekalet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine," paragrafının eklenmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi uyuşturucu madde ticareti davasında üç sanığın beraatine, bir sanığın mahkûmiyetine karar vermiş, istinaf başvuruları Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince esastan reddedilmiştir. Cumhuriyet savcısı beraatleri ve mahkûm sanık hakkında TCK'nın 43/1 ile 188/5. maddelerinin uygulanmamasını temyiz etmiş; beraat eden bir sanığın müdafii lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesini, mahkûm sanığın müdafii ise sübutu temyiz konusu yapmıştır.

Hukuki İlke: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesi uyarınca müdafi ile temsil edilen beraat eden sanık yararına Hazine aleyhine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi zorunludur; zorunlu müdafi görevlendirilmişse kovuşturma için Hazineden ödenen ücret mahsup edilir. Ayrıca suç tarihinde yürürlükteki TCK'nın 52/2. maddesine göre gün adli para cezasının alt sınırı 100,00 TL iken günlüğü 20,00 TL üzerinden hesap yapılması eksik ceza tayini olarak hukuka aykırıdır.

Uygulama Sonucu: İki sanığın beraati tebliğnameye aykırı olarak onanmış; üçüncü beraat sanığı yönünden karar bozulup 48.000,00 TL maktu vekâlet ücretinden zorunlu müdafi ödemesinin mahsubuyla bakiyenin Hazineden alınmasına ilişkin paragraf eklenerek hüküm düzeltilerek onanmış; mahkûm sanık yönünden ise gün adli para cezasının 100,00 TL yerine 20,00 TL hesaplanması nedeniyle hüküm bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: Beraat kararlarında vekâlet ücreti unutulmuşsa bu tek başına temyiz sebebi olabilir ve Yargıtay eksikliği düzelterek Hazineden tahsili sağlar; müdafi beraat hükümlerini bu yönden mutlaka taramalıdır. Adli para cezasının gün birim tutarının suç tarihindeki alt sınırın altında hesaplanması ise iki yönlü kesebilen bir bozma nedenidir: savcının temyizi hâlinde düzeltme sanık aleyhine sonuç doğurur.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla