Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/9003 E. , 2026/625 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2146 E., 2025/1362 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/9003 E. , 2026/625 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2146 E., 2025/1362 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; 1. Zincirleme suç hükümlerinin oluşmadığına, 2. 5237 sayılı TCK'nın 30/2. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın cezalandırılması için yeterli delil olmadığına, 2. Eksik inceleme yapıldığına, 3. Suç unsurlarının oluşmadıına, 4. 5237 sayılı TCK'nın 188/3-son uygulamasının hatalı olduğuna, 5. Tanık beyanlarının yeterli olmadığına, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına, delillerin değerlendirilmesine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 5237 sayılı TCK'nın 30/2. maddesi hükmü, "Bir suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hallerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır." şeklinde düzenlenmiştir. Sanığın daha önce tanımadığı, yaşı hususunda bilgi sahibi olmadığı, yaşı 18'den küçük ...ve haklarında uyuşturucu kullanma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ...ve... ile buluştuktan sonra yaşı küçük ...ile kısa süreli bir görüşme neticesinde uyuşturucu madde alışverişi yapılması, sanık ve müdafiinin olay tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde temin eden ...in yaşının 18 'den küçük olduğunu bilmediklerini savunmaları karşısında, olayın meydana geldiği zaman dilimi, havanın karanlık olması, yaşı küçük ...ile ...ve ...'in beyanlarıyla da uyuşturucu maddeyi sattığı şahsı daha önceden tanımıyor olmadığının anlaşılması ve ...in 18 yaşını doldurmasına çok az süre kalması hususları birlikte değerlendirildiğinde; ilk kez görüştükleri yaşı küçük uyuşturucu madde kullanıcısı ...e uyuşturucu madde verme eyleminde, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 30/2. maddesinde düzenlenen suçun nitelikli halinin gerçekleştiği konusunda hata hükümlerinden yararlanması gerektiği gözetilmeden, uyuşturucu maddenin çocuğa satıldığı gerekçesiyle 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinin son cümlesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; Çocuğa uyuşturucu madde sattığı kabul edilen sanık hakkında hüküm kurulduğu esnada temel cezanın doğrudan 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinin son cümlesi uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticaretinden mahkum etmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Sanık, daha önce tanımadığı ve 18 yaşını doldurmasına çok az kalmış kişiye hava karanlıkken kısa süreli bir buluşmada uyuşturucu satmış; hem Cumhuriyet savcısı hem sanık müdafii alıcının yaşının bilinmediğini ileri sürmüştür. 10. Ceza Dairesi hükmü bozmuştur.
Hukuki İlke: TCK 30/2 uyarınca suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlinin gerçekleştiği konusunda hataya düşen fail bu hatasından yararlanır; ilk kez görüştüğü, karanlıkta kısa süreli alışveriş yaptığı ve 18 yaşına çok az kalmış alıcının çocuk olduğunu bilmeyen satıcıya TCK 188/3 son cümledeki çocuğa satış ağırlaştırıcısı uygulanamaz.
Uygulama Sonucu: Hata hükümleri uygulanmadan çocuğa satış gerekçesiyle fazla ceza tayini ve kabule göre de temel cezanın doğrudan 188/3 son cümle üzerinden belirlenmemesi hukuka aykırı bulunarak hüküm bozulmuş, ancak ceza miktarı ve tutukluluk süresi gözetilerek salıverilme talebi reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu: Çocuğa uyuşturucu satışı ağırlaştırıcısıyla karşılaşan savunma, tanışıklık bulunmaması, görüşmenin kısalığı, ortam koşulları (karanlık) ve alıcının reşitliğe yakın görünümü gibi somut olguları belgeleyerek TCK 30/2 hata savunmasını işlemelidir; bu karar, bu savunmanın nitelikli hâli düşürebildiğini göstermektedir.