Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/9097 E. , 2026/1342 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2584 E., 2025/1641 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapı
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/9097 E. , 2026/1342 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2584 E., 2025/1641 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Kırıkhan 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, 4. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 5. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK 62. maddesinin uygulanması gerektiğine, 6. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 7. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, 8. Eksik inceleme yapıldığına, 9. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 10. Sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanma şartlarının oluşmadığına, İlişkindir. III. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesi kararında istinafa konu ilk derece mahkemesi kararının esas ve karar numarasının yazılmadığı anlaşılmış ise de, anılan kararın iş bu dosyaya ait olduğu anlaşılmakla eksikliğin mahallinde giderilebilir maddi hata olduğu değerlendirilmiş, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasından 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında yapılan artırım sonucu 28... ay 15 gün hapis cezası yerine 27... ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına, TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği halde, TCK'nın 58/6-7. maddeleri uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Tekerrüre ilişkin bendine "TCK'nın 58/6-7. maddeleri uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kırıkhan 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kırıkhan 2. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiş, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay, TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca 1/4 artırımda eksik ceza tayinini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapmamış; ancak ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine hükmedilmesine rağmen TCK'nın 58/6-7. maddeleri uyarınca infaz sonrası denetimli serbestlik tedbirine karar verilmemesini hukuka aykırı bulmuştur.
Hukuki İlke: Tekerrür uygulanan hükümde cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin de kararlaştırılması TCK'nın 58/6-7. maddelerinin gereğidir; bu eksiklik yeniden yargılama gerektirmediğinden CMK'nın 303. maddesi kapsamında Yargıtay tarafından hükme ekleme yapılarak düzeltilebilir. Ayrıca zincirleme suç artırımındaki sanık lehine hesap hatası, aleyhe temyiz yoksa bozma konusu yapılamaz.
Uygulama Sonucu: Daire, hükmün tekerrür bendine denetimli serbestlik ibaresini ekleyerek temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanmasına oy birliğiyle karar vermiş; TCK 43/1 artırımındaki lehe hesap hatasını aleyhe temyiz bulunmadığından eleştiriyle geçmiştir.
Dava Strateji Notu: Aleyhe temyiz yasağının somut bir uygulaması olarak, savcının temyiz etmediği dosyada sanık lehine yapılmış ceza hesabı hatası korunmuştur; müdafi temyiz kararı verirken hükümdeki lehe hataların aleyhe temyiz yokluğunda güvencede olduğunu bilmelidir. On ayrı temyiz sebebinden yalnızca tekerrür-infaz rejimi itirazının kısmen karşılık bulması, sonuç alınan itirazların teknik-infaz alanında yoğunlaştığını gösterir.