İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2025/991 Karar: 2026/1406 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/991 K.2026/1406

10. Ceza Dairesi 2025/991 E. , 2026/1406 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/891 E., 2023/569 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa 37. Asliye Ceza Mahkemes

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2025/991 E. , 2026/1406 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/891 E., 2023/569 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa 37. Asliye Ceza Mahkemes

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2025/991 E. , 2026/1406 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/891 E., 2023/569 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa 37. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 27.09.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/24806 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/11043 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/11043 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14/06/2022 tarihli ve 2020/9260 esas, 2022/7808 sayılı kararında; ''Sanığın, hakkında adli veya önleme arama kararı bulunmadığı halde, uyuşturucu maddeleri kendi rızasıyla teslim ederek suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunması nedeniyle hakkında TCK'nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,'' şeklinde yer alan açıklamalara göre; Haklarında adli veya önleme arama kararı bulunmayan sanıktan şüphelenilmesi üzerine, üzerinde herhangi bir suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda, beyaz şeffaf poşet içerisinde bulunan kriminal rapora göre uyuşturucu olduğu tespit edilen maddeyi emniyet personeline kendi rızasıyla teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; hakkında arama kararı bulunmayan sanığın üzerinde suç unsuru bulunmadığı, teknik yöntemlerle saptanmış bir tespitte de bulunulmadığı halde, sanığın kendisinin uyuşturucu madde bulundurduğunu belirtip rızasıyla teslim ederek suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunması nedeniyle, hakkında etkin pişmanlık hükmünü düzenleyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 192/3. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 07.11.2022 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2022 tarihli ve 2022/133115 Soruşturma, 2022/42816 Esas, 2022/29623 sayılı iddianamesi ile Bursa 37. Asliye Ceza Mahkemesine, TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, B. Yapılan yargılama sonucunda, Bursa 37. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.09.2023 tarihli ve 2022/891 Esas, 2023/569 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosya kapsamına göre; 07.11.2022 tarihinde, güvenlik güçlerince, durumundan şüphelenilerek sanığın durdurulduğu, kaba üst yoklaması sırasında, sanığın cebinden çıkardığı uyuşturucu maddeyi güvenlik güçlerine teslim ettiği, 18.06.2020 tarihinde yürürlüğe giren ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu'nun 7. maddesi kapsamında, çarşı ve mahalle bekçilerinin, durdurma, kimlik sorma ve yeterli şüphe bulunması halinde kaba üst yoklaması yapma; sekizinci maddesi uyarınca şüphelileri yakalama ve delilleri muhafaza altına alma yetkileri bulunduğu, somut olayda yeterli şüphenin oluştuğu, kaba üst yoklaması ile suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirilmesinin mümkün olması karşısında, etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Durumundan şüphelenilerek durdurulan sanık, kaba üst yoklaması sırasında cebindeki uyuşturucu maddeyi görevlilere teslim etmiş; Bursa 37. Asliye Ceza Mahkemesi kullanmak için bulundurma suçundan TCK 191/1 uyarınca 2 yıl hapse hükmetmiş ve karar istinaf edilmeden kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığının talebiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, arama kararı olmadan maddeyi rızasıyla teslim eden sanığa TCK 192/3 etkin pişmanlığının uygulanması gerektiği gerekçesiyle kanun yararına bozma istemiştir.

Hukuki İlke: Suç tarihinde yürürlükte olan 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu'nun 7. maddesi bekçilere durdurma, kimlik sorma ve yeterli şüphe hâlinde kaba üst yoklaması, 8. maddesi ise yakalama ve delilleri muhafaza yetkisi verir; kaba üst yoklamasıyla maddenin zaten ele geçirilmesi mümkün olduğundan, bu aşamadaki teslim suçun ortaya çıkmasına hizmet sayılmaz ve TCK 192/3 etkin pişmanlığının koşulları oluşmaz.

Uygulama Sonucu: Daire, tebliğnamedeki düşünceyi yerinde görmeyerek CMK 309'daki koşulları taşımayan kanun yararına bozma isteminin oy birliğiyle reddine karar vermiştir.

Dava Strateji Notu: Rızayla teslim her durumda etkin pişmanlık getirmez; belirleyici olan, teslim anında maddenin kolluk tarafından zaten bulunabilecek durumda olup olmadığıdır. Bekçilerin kaba üst yoklaması yetkisi kapsamındaki durdurmalarda yapılan teslimler için TCK 192/3 talebi bu içtihat karşısında zayıftır; savunma, yoklama yetkisinin somut olayda gerçekten doğup doğmadığını sorgulamalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla