Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2026/1752 E. , 2026/1458 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1598 E., 2025/1159 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması İTİRAZ EDEN : Yargıta
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2026/1752 E. , 2026/1458 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1598 E., 2025/1159 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairemizin, 10.12.2025 tarihli ve 2025/7110 Esas, 2025/13189 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2026 tarihli ve KD - 2025/101829 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz başvurusu, "...Vaki olayda kolluk kuvvetleri suça konu uyuşturucu maddeyi arama sonucu elde etmemiş, aynı evde sanıkla birlikte oturan abisi tanık ... tarafından uyuşturucu madde olduğu özellikle bilinerek teslim edilmiş, muhafaza altına alınmış ve el koyma kararı verilmiştir. Kolluk kuvvetlerinin, hakim kararı yada savcı emri olmaksızın da muhafaza altına alma yetkileri bulunması ve dolayısıyla suçun maddi konusunun hukuka uygun elde edilmesi karşısında, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen beraat kararının bozulması" gerektiğinden bahisle temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması ilâmının kaldırılmasına ve Cumhuriyet savcısının aleyhe temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanık ...'ın ağabeyi olan ...'ın ihbarı üzerine, 29.09.2024 tarihinde, sanığın, ağabeyi ve diğer aile fertleri ile birlikte ikamet ettiği eve gidildiğinde, ... tarafından sanığın kolluk görevlileri gelmeden önce suça konu uyuşturucu maddeyi evde bırakarak kaçtığının söylendiği, suç delilini yok etme veya gizleme şeklinde delile ulaşılmasını engelleyecek tehlikeli bir durum ve iddia bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede, 5271 sayılı CMK'nın 2/e, 1 61... sayılı ... Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun Ek 6. maddeleri uyarınca derhal, Cumhuriyet savcısına olayın haber verilip Cumhuriyet savcısının emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine devam edilmesi ve CMK'nın 1 16... . maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri veya hâkimden alınacak adli arama kararı uyarınca ev aramasının yapılması gerektiği, "buna rağmen kolluk görevlileri tarafından evin içerisine girilip suç konusu maddelerin ele geçirilmesinde" hukuka uygunluk bulunmadığı, bu nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle, A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ, oy birliğiyle REDDİNE, B. 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca Dairemizin, 10.12.2025 tarihli ve 2025/7110 Esas, 2025/13189 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Uyuşturucu madde ticareti suçundan yargılanan sanık hakkındaki beraat hükmü, sanığın ağabeyinin ihbarı üzerine kolluğun arama kararı olmadan eve girip uyuşturucuyu ele geçirmesine dayanan davada verilmiş, Yargıtay 10. Ceza Dairesi temyiz istemini esastan reddederek hükmü onamıştı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, maddeyi ağabeyin bilerek teslim ettiğini ve kolluğun hâkim kararı veya savcı emri olmadan da muhafaza altına alma yetkisi bulunduğunu ileri sürerek bu onama kararına CMK 308 uyarınca aleyhe itiraz etmiştir.
Hukuki İlke: Delilin karartılması tehlikesi gibi gecikmesinde sakınca bulunan bir hâl yoksa, kolluğun derhâl Cumhuriyet savcısına haber verip onun emri doğrultusunda hareket etmesi ve ev aramasının Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri veya hâkimden alınacak adli arama kararına dayanması zorunludur; bu usule uyulmadan eve girilip ele geçirilen suç konusu maddeler hukuka uygun elde edilmiş sayılmaz.
Uygulama Sonucu: Daire, sanığın uyuşturucuyu evde bırakıp kaçtığı söylendiğinden delili yok etme tehlikesi bulunmadığını, buna rağmen arama emri olmadan eve girilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek Başsavcılık itirazını oy birliğiyle reddetmiş ve dosyayı CMK 308/3 uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere tevdi etmiştir.
Dava Strateji Notu: Evde ele geçirilen uyuşturucuya dayalı dosyalarda ilk bakılacak husus arama emrinin veya adli arama kararının varlığıdır; aile bireyinin ihbarı ve rızası dahi, gecikmede sakınca hâli yoksa kolluğa arama kararı olmadan eve girme yetkisi vermez. Hukuka aykırı arama savunması beraat getirebilir; ancak Başsavcılık itirazı üzerine dosyanın CGK'ya taşınabileceği ve sürecin orada kesinleşeceği müvekkile anlatılmalıdır.