Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2026/2042 E. , 2026/1922 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3183 E., 2025/3034 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, tem
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2026/2042 E. , 2026/1922 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3183 E., 2025/3034 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; ilk derece mahkemesi kararlarının bölge adliye mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda "... ele geçen uyuşturucu maddelerin miktarına göre alt hadden daha fazla ayrılarak ceza tayini gerekirken alt hadde yakın ceza tayini sanığın suç kastının yoğunluğuna göre isabetsiz olduğuna” ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 13.05.2025 tarih ve 2025/1115 Esas, 2025/1613 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen İstanbul Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2025 tarih ve 2025/214 Esas, 2025/499 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 06.10.2025 tarih, 2025/3183 Esas ve 2025/3034 Karar sayılı istinaf talebinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesinin uyuşturucu madde ticaretinden verdiği ilk hükmü İstanbul BAM 16. Ceza Dairesi, 'ele geçen madde miktarına göre alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerekirken alt hadde yakın ceza verilmesi' gerekçesiyle bozmuş; ilk derece mahkemesi bozmaya göre yeni hüküm kurmuş, BAM da bu yeni hükme yönelik istinafı esastan reddetmişti. Sanık müdafileri bu son kararı temyiz etti.
Hukuki İlke: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli, 2024/6-490 Esas ve 2025/197 Karar sayılı kararında benimsendiği üzere, BAM'ın bozma yetkisi CMK 280/1'in (e) ve (f) bentleriyle sınırlı olup davanın esasına değil, usul kurallarının açık ihlaline ve hükme etkili usul kurumlarının ihmaline özgüdür; ceza miktarının takdirine ilişkin esasa dair gerekçeyle bozma yapılamaz ve CMK 7 uyarınca görevli olmayan merciin işlemleri hükümsüzdür.
Uygulama Sonucu: Daire, BAM'ın ceza miktarına ilişkin bozma kararını ve bu bozma üzerine kurulan ilk derece hükmünü açıkça hukuka aykırı ve hükümsüz sayarak, ilk derece mahkemesinin ilk kararı üzerinden gerekirse CMK 280/2 de gözetilerek istinaf incelemesi yapılması gerektiği gerekçesiyle kararı CMK 302/2 uyarınca oy birliğiyle bozdu; tutuklama koşulları değişmediğinden salıverilme talebi reddedildi.
Dava Strateji Notu: BAM 'ceza az verildi, alt sınırdan uzaklaşılmalıydı' gibi esasa ilişkin bir gerekçeyle bozma kararı verdiyse, bu karar yetki aşımıdır ve sonrasında kurulan tüm hükümler hükümsüz sayılabilir; müdafi bozmanın CMK 280/1-e kapsamına girip girmediğini mutlaka denetlemeli ve aleyhe sonuç doğuran esas-bozmalarına karşı bu içtihadı temyizde açıkça ileri sürmelidir.