Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2026/364 E. , 2026/944 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2714 E., 2025/2273 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2026/364 E. , 2026/944 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2714 E., 2025/2273 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin yetersiz uygulandığına, 3. Sanığın cezai ehliyetinin olmadığına, 4. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, İlişkindir. III. GEREKÇE 5237 sayılı TCK’nın 192. maddesinde düzenlenen “etkin pişmanlık” uygulamasının, “kişiye ilişkin cezayı azaltıcı” neden olduğu ve 5271 sayılı CMK’nın 303. maddesi gereği “olayın daha ziyade aydınlatılmasını” gerektirmediği dikkate alındığında; somut olayda, sanık hakkında, Bölge Adliye Mahkemesince 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinin uygulanma koşullarının bulunduğu kabul edilerek, duruşma açılmadan İlk Derece Mahkemesinin hükmü üzerinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi yollaması ile aynı Kanunun 303. maddesi uyarınca düzeltme yapılmak suretiyle, “istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine” karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, Adli Tıp Kurumundan alınan rapora istinaden sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesinin uyuşturucu madde ticareti mahkûmiyeti üzerine İstanbul BAM 5. Ceza Dairesi, sanık hakkında TCK m.192/3 etkin pişmanlık koşullarının oluştuğunu kabul ederek duruşma açmadan hükmü düzeltip istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Tebliğname bozma yönünde görüş bildirmiş, müdafi ise cezai ehliyet yokluğu ve etkin pişmanlığın yetersiz uygulandığı gibi sebeplerle temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: TCK m.192'deki etkin pişmanlık 'kişiye ilişkin cezayı azaltıcı' bir neden olduğundan ve CMK m.303 anlamında olayın daha ziyade aydınlatılmasını gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi CMK m.280/1-a yollamasıyla duruşma açmadan hüküm üzerinde düzeltme yaparak istinaf başvurusunu düzelterek esastan reddedebilir.
Uygulama Sonucu: Yargıtay, Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak etmeyerek temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına oy birliğiyle karar vermiştir; Adli Tıp Kurumu raporuna dayanan tam cezai sorumluluk tespiti de isabetli bulunmuştur.
Dava Strateji Notu: Bu karar, BAM'ın etkin pişmanlık lehine düzeltmeyi duruşma açmadan yapabileceğini teyit eden usuli bir emsaldir; müdafiler istinafta TCK m.192/3 koşullarının oluştuğunu ileri sürerken duruşma açılmasını beklemeden düzeltme talep edebilir. Cezai ehliyet itirazında ise mevcut ATK raporunu çürütecek yeni tıbbi belge sunulmadıkça temyizde sonuç alınamayacağı görülmektedir.