Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2026/366 E. , 2026/1141 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3454 E., 2025/3399 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön incelem
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2026/366 E. , 2026/1141 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3454 E., 2025/3399 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasının, hukuka aykırı olduğuna, 3. Arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 6. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 7. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, 8. Re'sen gözetilecek sebeplere, İlişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; ilk derece mahkemesi kararlarının bölge adliye mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda "...Her iki eylemin hukuki kesinti gerçekleşmeden farklı zamanlarda işlenmesi sebebi ile teselsül hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla, sanık hakkında TCK 43/1 madde uygulanmak suretiyle mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilerek eksik ceza tayini isabetsiz...” olduğuna ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 12.05.2025 tarihli ve 2025/1354 Esas, 2025/1479 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.09.2025 tarihli ve 2025/235 Esas, 2025/410 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 03.11.2025 tarihli ve 2025/3454 Esas, 2025/3399 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin uyuşturucu madde ticareti mahkûmiyeti, İstanbul BAM 16. Ceza Dairesinin daha önce 'iki eylemin hukuki kesinti olmadan farklı zamanlarda işlendiği, TCK m.43/1 uygulanarak hüküm kurulması gerektiği' gerekçesiyle verdiği bozma kararı üzerine kurulmuştu; bozma sonrası hükme yönelik istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, müdafi zincirleme suç uygulamasının hukuka aykırılığı dahil çok sayıda sebeple temyiz etmiştir. Yargıtay, BAM'ın bozma yetkisinin sınırlarını sorgulamıştır.
Hukuki İlke: 25.12.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesiyle değişik CMK m.280/1-(e) ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararı uyarınca bölge adliye mahkemesinin bozma yetkisi davanın esasına ilişkin hususları değil, yalnızca usul kurallarının açık ihlali ve hükme etkili usul kurumlarının ihmali hâllerini kapsar; esasa ilişkin (teselsül gibi) bir nedenle verilen bozma ve buna dayanan sonraki hüküm, CMK m.7 anlamında hükümsüzdür.
Uygulama Sonucu: BAM'ın istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı, Tebliğnamedeki onama görüşüne aykırı olarak oy birliğiyle bozulmuş; esasa ilişkin bozma kararı ile onun üzerine kurulan hüküm hükümsüz sayılarak ilk derece mahkemesinin ilk kararı üzerinden yeniden istinaf incelemesi yapılması gerektiği belirtilmiş, salıverilme talebi ise reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu: Bu karar, BAM'ın TCK m.43 gibi esasa ilişkin bir gerekçeyle dosyayı bozamayacağını teyit eden güçlü bir usul emsalidir; bozma üzerine aleyhe sonuç doğan (örneğin zincirleme suç artırımı eklenen) dosyalarda müdafiler, bozmanın CMK m.280/1-e kapsamı dışında kaldığını ve sonraki tüm işlemlerin hükümsüz olduğunu temyizde öncelikli sebep olarak ileri sürmelidir.