İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2026/425 Karar: 2026/2950 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2026/425 K.2026/2950

10. Ceza Dairesi 2026/425 E. , 2026/2950 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1979 E., 2025/1886 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanık hakkında kurulan hükümlerin, yapılan

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2026/425 E. , 2026/2950 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1979 E., 2025/1886 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanık hakkında kurulan hükümlerin, yapılan

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2026/425 E. , 2026/2950 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1979 E., 2025/1886 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanık hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 03.10.2023 tarihli eylemi yönünden hükmedilen ceza süresine göre, 02.03.2024 tarihli eylem yönünde ise 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 03.10.2023 tarihli eylem yönünden; evde ele geçirilen uyuşturucu maddeler bakımından TCK'nın 32/2 kapsamında raporu alan kardeşi ...'ın beyanıyla dosyada dahil edildiği, hakkında ihbar, takip, parmak izi şeklinde dosyada somut delil olmadığı, maddelerin ele geçirildiği gün evde bulunmadığı sadece birkaç kez köy evine gelip uyuşturucu kullandığı, kullanıcı olduğunu ikrar ettiği, sabit olan eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu olduğu, bu suç bakımından tefrik kararı verildiği, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 02.03.2024 tarihli eylem yönünden; Atılı suçlamanın aleyhine şüphe boyutunda kaldığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 02.03.2024 tarihli eylem yönünden temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükümlere esas alınan delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümlerde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı iki ayrı tarihli eylemden (köy evinde ele geçen uyuşturucu ve başka bir eylem) uyuşturucu ticaretinden mahkûm etmiş; sanık müdafii ilk eylemde sanığın kullanıcı olduğunu, akıl sağlığı raporu bulunan kardeşinin beyanıyla dosyaya dahil edildiğini ve somut delil olmadığını ileri sürmüştür.

Hukuki İlke: Her iki eylem yönünden suçun sübutu, vasfı, delillerin hukuka uygun elde edilmesi ve temel cezaların belirlenmesine ilişkin ilk derece ve bölge adliye mahkemesi takdirinde isabetsizlik bulunmadığında hükümler onanır; kullanma savunması ve 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi kapsamındaki tanık beyanı bu değerlendirmeyi değiştirmemiştir.

Uygulama Sonucu: onama

Dava Strateji Notu: Birden çok eylemin bulunduğu dosyada her eylem için sübut ayrı ayrı çürütülmelidir; bir eylemde 'kullanıcıyım' savunması diğerini kapsamaz. TCK 32 kapsamında raporu olan bir kişinin beyanına dayanan suçlamalarda, beyanın güvenilirliği ve maddi delille desteklenip desteklenmediği somut biçimde sorgulanmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla