İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2008/18155 K.2010/2758

506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Madde 66 ]

Esas2008/18155Karar2010/2758Tarih1 Mart 2010Okuma5 dk · 960 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2008/18155 E., 2010/2758 K.·Hak Sahibi Ölüm Aylığı

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Mart 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

960 kelime·5 dk okuma

506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Madde 66 ]

506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Madde 93 ]

"İçtihat Metni"

Dava, ölüm aylığı tahsisi istemine ilişkindir.

Mahkemece, istemin kabulü ile 506 sayılı Kanun'un 66/c maddesi uyarınca 18.10.2006 tarihini takip eden ödeme dönemi başından itibaren geçerli olmak üzere ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

Hükmün davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Davacı vekili, müvekkili Gülşane'nin, aralarında resmi evlilik olmaksızın birlikte yaşadığı sigortalı Tahsin'in vefatı nedeniyle ölüm aylığına hak ka-zandığının tespitini dava ve talep etmektedir.

Mahkemece; toplumumuzda yasa dışı nitelendirilen gayri resmi evliliklerin bulunduğunun sosyal bir gerçek olduğu, evlilik bağı kurulmasa bile karı-koca diye birleşen, bu amaç ve duygu ile yaşamlarını sürdüren kadınlar için bakım yükümlülüğünü yerine getiren erkeğin destek sayılması gerektiğinin doktrin ve Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamaları ile kabul edilmiş bir olgu olduğu, resmi evlilik bağı kurulmasa dahi fiili evlilik birliğinde olan davacının sigortalı ile birlikte yaşama olgusunun sabit bulunduğu gerekçesiyle "davacının, sigortalı Tahsin'in resmi nikahlı eşi imiş gibi hak sahibi sayılarak" 506 sayılı Kanun'un geçici 93. maddesi de dikkate alınmak suretiyle, davacıya ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmiştir.

Davacı ile kendisinden ölüm aylığı bağlanması istenen sigortalı Tahsin arasında evlilik akdi ilişkisinin bulunmadığı, Tahsin'in bir başka kadın ile evli iken vefat ettiği ve toplam 981 prim gün sayısına sahip olduğu yönü çekişme konusu değildir.

Uyuşmazlık, evlilik akdi bağı bulunmaksızın SSK sigortalısı ile birlikte yaşayan kadına, sigortalı desteğin ölümü nedeniyle 506 sayılı Kanun'un 65 ve devamı maddeleri uyarınca ölüm aylığı bağlanıp bağlanmayacağı, bir diğer ifadeyle, anılan maddelerde yer verilen "ölen sigortalının eşi", "dul eşi", "ölen sigortalının hak sahibi" kavramlarından evlilik dışı fiili birlikteliklerin de amaçlanıp amaçlanmadığı noktasında toplanmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümünde, iç hukuk hükümleri ile bunların yanında, Anayasalın 90/5* maddesi hükmü olan, "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda mil-letlerarası andlaşma hükümleri esas alınır." düzenlemesi gereğince, iç hukukun ayrıcalıklı bir parçası olması ve iç hukukta doğrudan/kendiliğinden uygulanma güç ve yeteneğine sahip bulunması nedenleriyle Avrupa İnsan Hakları (ve Temel Özgürlüklerin Korunması Hakkında) Sözleşme (AİHS) ile güvence altına alınan bir kısım hak ve özgürlüklerin irdelenmesinde yarar bulunmaktadır.

Anayasalın "Ailenin korunması" başlıklı 41. maddesi uyarınca, "Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır."; 506 sayılı Kanun'un 2/son maddesi ile, "Bu kanunda belirtilen Sosyal Sigorta yardımlarından sigortalılar ile bunların eş ve çocukları ve sigortalıların ölümlerinde bu kanuna göre hak sahibi olan kimseleri yararlanırlar."; aynı Yasa'nın geçici 14. maddesi hükmünde ise, "Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ... evlenen ..." ifadeleri yer almakta olup, bu hükümler ve içerdiği anlam hep birlikte ele alındığında 506 sayılı Kanun'un 65. maddesinde ölüm sigortasında yararlanacak kişiler arasında belirtilen "hak sahibi/eş" kavramından Türk Medeni Kanunu uyarınca yapılan resmi evlilikler sonucu kazanılan yasal konumun amaçlanmış olduğu her türlü kuşkudan uzaktır.

Gerekçede yer verilen "bakım yükümlülüğünü yerine getiren erkeğin destek sayılması", Borçlar Kanunu'nun 45. maddesi kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı için geçerli bir ifade olup, evlilik dışı fiili birlikteliklerde sigortalı "desteğin" vefatı ile desteğini yitiren kişinin, 506 sayılı Kanun'da ölüm sigortasından yararlanabilecek hak sahipleri arasında yer verilen "eş" tanımı kapsamında olduğunun kabulüne yasal olanak bulunmamaktadır.

Aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuş-mazlıklarda "milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınması" yönündeki Anayasa'nın 90/5. maddesi düzenlemesi karşısında, Sözleşme (AİHS) hü-kümlerine bakıldığında;

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS)'nin 8. maddesi ile aile hayatının korunması teminat altına alınırken, evlenme hakkını düzenleyen 12. maddesi ile de evlenme çağına gelen erkek ve kadının bu hakkın kullanılmasını düzenleyen ulusal yasalar uyarınca evlenmek ve aile kurmak hakkına sahip olduğu vurgusu yapılmıştır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 20.01.2009 günlü (Ş... Y.../Türkiye Davası *Başvuru No:3976/05) kararında. "AİHM, Avrupa Konseyi'ne üye bazı ülkelerde geleneksel resmi nikah dışında istikrarlı bir müşterek yaşam sürdüren nikahsız çiftler veya medeni ortaklıkların makul karşılandığı, hatta kabul gördüğü bir sosyal eğilimin yasama organı tarafından da desteklendiğini tespit etmektedir.

Bununla birlikte AİHM, Türk Hukuku'nda aynı veya ayrı cinsiyetten iki kişinin resmi nikah dışında medeni ortaklık oluşturarak resmi nikahlı bir çiftle aynı veya benzer haklara sahip olmalarını sağlayacak hukuki bir düzenleme bulunmadığını anımsatmaktadır. AİHM, Sözleşmeci Devletlere tanınan takdir hakkı nedeniyle bu alanda yasal düzenlemeler yapılmasını talep edemez.

Halihazırda, yürürlükteki ulusal kanunlara göre bir imam tarafından kıyılan imam nikahı üçüncü şahıslar ve devlet nezdinde herhangi bir yü-kümlülük oluşturamaz. Başvuranın ileri sürdüğü savlardan bağımsız olarak, buradaki esas belirleyici unsur, uzun süreli ve sağlam bir ilişkinin varlığı değil, tüm hak ve yükümlülüklerin akdi olarak belirtildiği resmi bir taahhüdün var olup olmadığıdır.

Bağlayıcı bir yasal anlaşmanın yokluğunda, Türk yasama organının sadece resmi nikahı koruma altına alması mantıksız sayılamaz. Bu bağlamda AİHM, daha önceki kararlarında da evlilik kurumunun evli çiftlere özel bir statü tanıdığının genel kabul gördüğüne hükmettiğini anımsatmaktadır (Birleşik Krallık aleyhine Burden davası [GC], no 13378/05, prg. 65, 29 Nisan 2008 ve Birleşik Krallık aleyhine Joanna Shackell davası (karar), no 45851/99, 27 Nisan 2000).

Ayrıca, AİHS'nin 8. maddesi, nikahsız çiftler kategorisi için özel bir sistem kurma zorunluluğu getiriyor şeklinde yorumlanamaz (Johnston ve diğerleri davası, söz konusu bölüm, prg. 68).

Mevcut davadaki özel koşullar çerçevesinde AİHM, ölüm yardımları konusunda resmi nikahlı çiftler ile evli olmayan çiftler arasında gözlemlenen farklı uygulamaların meşru bir amacı gözettiğini, geleneksel resmi nikahla kurulan ailelerin korunması gibi haklı ve makul bir dayanağının olduğunu dikkate almakta (İspanya aleyhine Antonio Mata Estevez davası (karar), no 56501/00, 10 Mayıs 2001) olduğu" vurgusu yapılarak. AİHS'nin 8. maddesinin ihlal edilmediği sonucuna varılmıştır.

Yukarıda açıklanan tüm bu maddi ve yasal olgular dikkate alındığında, Türk Medeni Kanunu uyarınca aralarında geçerli bir evlilik ilişkisi bulunmayan davacının, birlikte yaşadığı sigortalının hak sahibi olarak kabulü isabetsiz olup, anılan gerekçeler ile davanın reddi yerine, kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), 01.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2008/18155, K. 2010/2758, 1 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/18155
Karar No
2010/2758
Tarih
1 Mart 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/18156 K.2010/1520
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/18158 K.2010/1521
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2008/18159 K.2010/2285
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/18162 K.2010/1522
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/18164 K.2010/1523
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/18170 K.2010/2491

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.