KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2008/19546 E., 2010/5153 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
1-)Borçlar Kanunun 50. maddesinde, “Birden ziyade kimseler birlikte bir zarar ika ettikleri takdirde müşevvik ile asıl fail ve fer'an methali olanlar, tefrik edilmeksizin müteselsilen mesul olurlar.” düzenlemesi ve davada müteselsilen tahsil isteği olduğu gözetilerek, davaya konu Kurum alacağından 14.042,16 TL. nin 26.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline; 1.239,06 TL. nin 26.05.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalı işveren şirketten tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması;
2-)Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Kanunun 26. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere” ibareleri, Anayasa Mahkemesi’nin 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 23.11.2006 tarih ve... numaralı kararı ile iptal edilmiş olup, Anayasa’nın 152 ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanması zorunludur.
İptal kararının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten sonra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76. maddesi gereğince, yürürlükteki kanunları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve Yargıtay’ın, iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi bulunmadığından; davanın açıldığı tarihteki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, anılan iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum gereğince kısmen reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmadığı halde; davacı Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip, yargılama gideriyle sorumluluğuna hükmedilmiş olması;
Usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenleridir. Ne var ki; bu aykırılıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2008/19546, K. 2010/5153, 12 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama