KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2009/13916 E., 2010/562 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2010
Karar Metni
233 kelime·1 dk okuma
.......
Dava, 01.11.1985 ile 01.06.2006 tarihleri arasındaki 506 sayılı Kanuna tabi bir günlük hizmeti ile çakışan .....sigortalılığının iptali ile, çakışmayan dönemdeki ..... sigortalılığının geçerli sayılmasına ve 16.11.2006 tahsis talebi itibariyle 2926 sayılı Kanun hükümlerine göre yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile talep tarihinden itibaren ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa son oturumda tefhim edilen kısa kararda, davacının “01.11.2006 tarihinden itibaren” kısmi yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiş iken, gerekçeli kararda bu tarihin “01.12.2006” olarak belirtilmesi suretiyle, çelişkili hüküm kurulduğu, zaptın ve kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır.
Öte yandan konuyla ilgili 10.4.1992 günlü ve 991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
........
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2009/13916, K. 2010/562, 21 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama