KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2009/16836 E., 2010/1037 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2010
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
.......
Davacı, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirleri 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtilen şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı ile davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafIndan düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, hükmü temyiz eden tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (.......) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26. maddedeki “…sigortalı veya hak sahIbi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı, ya da,
hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında; iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirin....... için 8.884,09 TL, ........ için 9.423,11 TL,.....için 24.809,49 TL olmak üzere toplam=43.116,69 TL) açıklanan ilkeler doğrultusunda %50 kusur karşılığını oluşturan 21.558,34 TL’ye hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu artışları da içerecek şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Anılan aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; açıldığı tarihteki mevzuat ve içtihatlara uygun olan davada, anılan iptal hükmünden kaynaklanan red nedeniyle, tarafların sorumluluğu bulunmadığı için, davacı Kurum’un davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip anılan sebeple reddedilen kısım nedeniyle vekalet ücretiyle sorumluluğuna hükmedilmesi olanağının da bulunmadığı yönü gözetilerek karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
........
SONU Ç
......
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2009/16836, K. 2010/1037, 28 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama