İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2009/5369 K.2010/13113

Dava, itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve ....... tarafından…

Esas2009/5369Karar2010/13113Tarih7 Ekim 2010Okuma3 dk · 672 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2009/5369 E., 2010/13113 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Ekim 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

672 kelime·3 dk okuma

Dava, itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve ....... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-) 29.01.1988 tarihli tahsis başvurusu üzerine 506 sayılı Kanunun yaşlılık sigortası hükümlerine göre kendisine aylık bağlanan davalıların murisi konumundaki sigortalının 21.10.1997 günü davacı Kurum müfettişince yapılan yerel denetimde dava dışı işverene ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak 01.10.1997 tarihinde çalışmaya başladığının saptanması üzerine 21 gün üzerinden resen dört aylık sigorta prim bordrosu ile aylık sigorta prim bildirgesinin düzenlenip 1999 yılının Aralık ayında tesis edilen işlemle yaşlılık aylığının 01.10.1997 tarihi itibarıyla kesildiği,

Kuruma yönelik ikinci tahsis istemi sonucunda kendisine 01.03.2000 gününden itibaren yeniden yaşlılık aylığı bağlanan muris hakkında 23.10.1997 – 22.01.2000 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıkların yasal faiziyle birlikte geri alınması için başlatılan icra takibinin, sigortalının 01.03.2005 tarihinde yaşamını yitirmesiyle yasal mirasçıları olan davalılara yöneltildiği ve süresinde yapılan ödeme emrine itiraz üzerine duran takip sonrasında işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun “Yaşlılık aylığı alanların yeniden çalışmaları” başlığını taşıyan 63’üncü maddesinde, bu Kanuna göre yaşlılık aylığı almakta iken, sigortalı olarak çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıklarının çalışmaya başladıkları tarihte kesileceği belirtilmiştir.

Diğer taraftan taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde; miras bırakan sigortalıya yasal düzenlemelere aykırı olarak ödenen yaşlılık aylıkları dolayısıyla oluşan Kurum zararının (alacağının) tereke içerisinde yer alıp almadığı, başka bir anlatımla, sigortalının yasal mirasçıları olan davalıların, miras bırakanın sebepsiz zenginleşmesinden sorumlu tutulup tutulamayacakları konusunun irdelenmesi de gerekmektedir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 599’uncu maddesinde, mirasçıların, miras bırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanacakları ve miras bırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olacakları belirtilmiştir.

Kural olarak, bir kimsenin ölümü ile mal varlığının bir bütün olarak mirasçılarına geçmesini ifade eden külli halefiyet gereğince, miras bırakanın kişisel özelliklerinin ağır bastığı, düşünsel ve bedeni yetenek ve özellikleri göz önünde bulundurularak yapılmış, borcun bizzat miras

bırakan tarafından yerine getirilmesi gereken kişisel edim borçları dışında, malvarlığından ifa durumunda oluan maddi edim borçları mirasçılara intikal etmektedir.

Miras bırakanın borçları, ölümünden önce yaptığı hukuki işlemlerden, gerçekleştirdiği haksız eylemlerden, mal varlığında oluşan sebepsiz zenginleşmeden ve ölüm anına kadar meydana gelen bir takım olgular nedeniyle doğrudan doğruya kanundan doğabilmektedir ve mirasçıların sorumluluğu yönünden borcun kaynağı önemsizdir. Bu sorumluluk, mirasın kesin olarak kazanılması ile başlamaktadır ve borcun esası ile sınırlı olmayıp, işlemiş ve işleyecek faizlerini de kapsamaktadır.

Şu durumda, taraflar arasında çekişme konusu yapılan ve miras bırakanın sebepsiz zenginleşmesinden kaynaklandığı ileri sürülen alacak tutarı, murisin mal varlığına ve terekesine dahil olup, ölümünden sonra mirasçılarına karşı ileri sürülmesine herhangi bir engel bulunmamaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.03.2008 gün ve 2008/21-235 Esas, 2008/248 Karar sayılı ilâmında da aynı yaklaşım ve görüş benimsenmiştir.

Ayrıca; 19.12.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3’üncü maddesinin ikinci fıkrasında; müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı bildirilmiştir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; 01.10.1997 – 21.10.1997 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamında sigortalı olarak çalışan murisin anılan 21 günlük dönemle sınırlı olarak yaşlılık aylığının kesilmesi zorunluluğunun ve dolayısıyla yalnızca söz konusu süre yönünden Kurumun geri alım (istirdat) hakkının bulunduğu belirgin olduğu gibi, anılan borcun tereke içerisinde yer aldığı da açıktır.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın tümden reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; haklarındaki davanın reddi sebebi ortak olan ve vekil ile temsil edilen davalılar yararına tek avukatlık ücretinin hüküm altına alınması gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, yukarıda belirtilen Tarife hükümlerine aykırı olarak, anılan ücretin her bir davalı için ayrı belirlenmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2009/5369, K. 2010/13113, 7 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/5369
Karar No
2010/13113
Tarih
7 Ekim 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/5370 K.2010/10652
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2009/5370 K.2010/13269
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/5371 K.2010/10799
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2009/5371 K.2010/12643
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2009/5377 K.2010/13139
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/5378 K.2010/5236

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.