İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2009/5692 K.2010/12512

Dava, vergi kaydına dayalı olarak davacının 31.12.1985-07.04.1989, 27.12.1990-11.02.1994, 06.07.1994-04.10.2000 tarihleri arası dönemlerde 1479 sayılı Kanun kapsamında..... sigortalısı olduğunun tespiti ile, süresindeki başvuru nedeniyle 5458 sayılı Yasaca…

Esas2009/5692Karar2010/12512Tarih30 Eylül 2010Okuma4 dk · 877 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2009/5692 E., 2010/12512 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Eylül 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

877 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Dava, vergi kaydına dayalı olarak davacının 31.12.1985-07.04.1989, 27.12.1990-11.02.1994, 06.07.1994-04.10.2000 tarihleri arası dönemlerde 1479 sayılı Kanun kapsamında..... sigortalısı olduğunun tespiti ile, süresindeki başvuru nedeniyle 5458 sayılı Yasaca öngörülen yapılandırmadan yararlandırılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dava hukuki nitelikçe. 4956 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 02/08/2003 tarihine kadar ki dönemde ..... kayıt ve tescili bulunmayan, ancak, bu tarihten sonra Kurumca, 04/10/2000 tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescili yapılan davacının; vergi kaydına dayalı olarak 31.12.1985-07.04.1989, 27.12.1990-11.02.1994, 06.07.1994-04.10.2000 arası dönemlerde 1479 sayılı Kanun kapsamında....sigortalısı olduğunun tespiti ile,

süresindeki başvuru nedeniyle 5458 sayılı Yasaca öngörülen yapılandırmadan yararlandırılması gerektiğinin tespiti 1479 sayılı Yasada, 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesine paralel nitelikte bir düzenleme bulunmadığı için, kural olarak hizmet tespiti davası açılmasının mümkün olmadığını dikkate alan yasa koyucu, sigortalılık niteliğini taşıdıkları hâlde Kuruma tescil edilmemiş kişilere zaman zaman kendi ad ve hesaplarına bağımsız çalıştıkları süreleri borçlanma ve bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi olanağını tanımıştır.

02.08.2003 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun’un 47. maddesi ile 1479 sayılı Kanun’a eklenen geçici 18.maddesinde; sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiş; aynı maddede, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmak şartıyla, 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmayanlara, 20.04.1982 – 04.10.2000 tarihleri arasında vergiye kayıtlı oldukları süreyi borçlanma imkanı getirmiştir.

Somut olayda, 4956 sayılı Kanun ile eklenen 1479 sayılı Kanunun geçici 18. maddesinde belirtilen altı aylık süre içinde 03.10.2003 tarihinde Kuruma intikal eden giriş bildirgesine göre 04.10.2000 tarihi itibarıyla tescili yapılan

davacının söz konusu madde hükmünden yararlanıp yararlanmayacağı hususu uyuşmazlık konusudur.

1479 sayılı Yasanın Geçici 18.maddesinde öngörülen “yazılı başvuru” şartı, şekil şartı olmayıp; sigortalının, 04.10.2000 tarihi öncesi döneme ilişkin vergiye kayıtlı olduğu süreleri, yasada belirtilen altı aylık süre içerisinde, Kuruma başvuruda bulunması veya borçlanma süresine ilişkin primi ödemesi halinde, prim ödemesinin de, borçlanma iradesini ortaya koymuş olacağı kabul edilerek sözkonusu maddeden yararlanması için yeterli sayılmalıdır.

Ancak altı aylık yasal sürenin geçirilmesi halinde anılan maddeye göre, 04.10.2000 tarihi öncesi vergiye kayıtlı olunan dönemin 1479 sayılı İnceleme konusu somut olayda;davacının, 4956 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihi öncesinde 1479 sayılı Yasının 24.,25.maddeleri kapsamında kuruma tescili olmadığı gibi, anılan yasayla 1479 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 18.maddesinde öngörülen altı aylık süre içerisinde borçlanma başvurusu veya borçlanma iradesini ortaya koyacak, borçlanma süresine ilişkin bir prim ödemesi de bulunmamaktadır.Öte yandan,belirtilen altı aylık süre içerisinde,

davaya konu vergi kayıt dönemlerini içeren Bağ-Kur'a giriş bildirgesinin kuruma verilmiş olması da borçlanma iradesi Yukarıdaki maddi ve hukuki olgular birlikte gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,....... muhalefetlerine karşı; .......oylarıyla ve oyçokluğuyla 30.09.2010 gününde karar verildi.

KARŞI OY

Dava; 4956 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihinden sonra Kurumca, 1479 sayılı Yasaya göre zorunlu sigortalı olarak tescili yapılan davacının; 04.10.2000 tarihi öncesine ilişkin olarak vergi kaydına dayalı kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma süresinin, anılan Yasa kapsamında sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi istemine ilişkindir.

Davanın yasal dayanağını teşkil eden 1479 sayılı Yasaya 4956 sayılı Yasa'nın 47. maddesiyle eklenen geçici 18. maddesi hükmüne göre; bu Kanun kapsamında sigortalılık niteliği taşıdıkları halde, 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların, sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı gibi, anılan Yasanın yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde (05.02.2004 tarihine kadar) Kuruma yazılı olarak başvuran sigortalıların; 20.04.1982 ile 04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını

belgelemek ve belgelenen sürelere ilişkin olarak 49. ve ek 15. maddelere göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemeleri kaydıyla, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilecektir.

Davada uyuşmazlık da; anılan geçici 18. madde hükmünde yer alan, "Kuruma yazılı olarak başvurma" koşulunun; 02.08.2003 tarihi öncesind......kayıt ve tescili olmayan, ancak, vergi mükellefiyetine dayalı olarak sigortalılık niteliği taşıyanların, bu çalışma sürelerini, sigortalılık süresi olarak değerlendirmeleri konusunda geçerlik şartı mı yoksa, bu yöndeki sigortalı iradesinin Kuruma karşı ortaya konması bakımından ispat şartı mı olduğu konusundadır.

....anayasal güvenceye sahip, vazgeçilemez nitelikli temel insan haklarından biri olduğu; yasa koyucunun, borçlanma konusunda Kuruma yazılı başvuruyu herhangi bir şekil şartına bağlamamış bulunduğu ve geçici 18. maddenin yürürlüğe konmasındaki amaç gözetildiğinde, anılan maddede yer alan "Kuruma yazılı olarak başvuru" koşulu geçerlik değil, ispat şartı olup, sigortalıların, 04.10.2000 tarihi öncesindeki vergi kaydına dayalı çalışmalarını, yasal çerçevede belirlenecek primlerini Kuruma ödemek kaydıyla, 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılık süresi olarak değerlendirme yönündeki iradelerini, 05.02.2004 tarihine kadar ki süre içinde,

borçlanma sözcüğüne yer verilmemiş olsa bile, herhangi bir şekilde Kuruma karşı ortaya koymaları halinde, anılan madde kapsamında Kuruma yapılmış geçerli bir başvurunun varlığı kabul edilmelidir.

Bu bağlamda, sigortalıların hak düşürücü süre niteliğindeki altı aylık süre içinde Kuruma verdikleri giriş bildirgesinde; yasal çerçevede sigortalılık hak mükellefiyetlerinin başladığı 04.10.2000 tarihi ve sonrası yanında, 04.10.2000 tarihi öncesine ilişkin olarak, dönemleri açıkça belirtilmek ve gerekli belgelerde eklenmek suretiyle vergi mükellefiyetlerinin bulunduğu ifadesine yer vermeleri halinde;

bu döneme ilişkin süreleri borçlanma suretiyle primlerini ödeyerek sigortalılık süresi olarak değerlendirme konusundaki iradenin Kuruma karşı ortaya konduğu giderek anılan madde de öngörülen biçimde Kuruma yapılmış geçerli bir başvurunun varlığı kabul edilmelidir.

Hal böyle olunca da, sayın Daire çoğunluğunun aksi yöndeki kararına katılamıyoruz.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2009/5692, K. 2010/12512, 30 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/5692
Karar No
2010/12512
Tarih
30 Eylül 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/5699 K.2010/5897
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2009/5700 K.2010/8808
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/5728 K.2010/6092
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2009/5734 K.2010/9747
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2009/5748 K.2010/8945
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2009/5775 K.2010/6968

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.