KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2010/11027 E., 2010/13609 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Dava; rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ile davalılardan ...... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı ve davalılardan ......vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine.
2-İşkazası sonucu sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan masraflardan oluşan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Yasanın 26.ve 87.maddeleri uyarınca tazmini istemine ilişkin olan davada; mahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
a)Dava konusu 7.094,54 TL'lik geçici iş göremezlik ödemesinin, %80 davalılar toplam kusur karşılığı 5.675,63 TL yaptığı ve anılan miktar yönünden davanın kabulüne karar verildiği halde,hüküm fıkrasında davacı Kurum aleyhine ve yazılım hatası sonucu 5.657,63 TL'ye hükmedilmesi,
b) Bu tür rücu davalarında faiz başlangıcı, gelirler yönünden gelir bağlama kararının Kurumun yetkili organınca onaylandığı tarih, geçici iş göremezlik ödemeleri yönünden ödeme tarihi, tedavi giderleri yönünden sarf tarihleridir. Bu nedenle, kazalı sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödemeleri ve yapılan tedavi giderleri yönünden her bir ödeme ve sarf tarihinin ayrı ayrı faiz başlangıcına esas alınması gerekirken; geçici iş göremezlik ödemelerinde kaza tarihinden de önceki bir tarih olan 21.02.2002 tarihinin, tedavi giderleri yönünden ise, tek bir tarihin(09.08.2005) faiz başlangıcı olarak alınması hatalıdır.
c) Dava tarihindeki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, 506 sayılı Yasanın 26.maddesine yönelik Anayasa Mahkemesinin iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum gereğince reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmadığı halde; davacı Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip vekalet ücretiyle sorumluluğuna hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kuşkusuz bu belirlemeler yapılırken, hükmü temyiz etmeyen davalı ... yönünden, davacı Kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumunun gözetilmesi gerekir.
Ne var ki; bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438.maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/11027, K. 2010/13609, 14 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama