İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/13542 K.2012/5260

Dava, ... sigortalısı iken iş kazası sonucu vefat eden kocasından dolayı 24.10.1974 tarihinde iş kazası geliri bağlanan davalıya, 24.06.1963-30.06.1986 arası dönemde zorunlu ... çalışması 01.10.1986-30.11.1987 arası dönemde isteğe bağlı SSK sigortalılığına…

Esas2010/13542Karar2012/5260Tarih20 Mart 2012Okuma4 dk · 741 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2010/13542 E., 2012/5260 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Mart 2012
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

741 kelime·4 dk okuma

Dava, ... sigortalısı iken iş kazası sonucu vefat eden kocasından dolayı 24.10.1974 tarihinde iş kazası geliri bağlanan davalıya, 24.06.1963-30.06.1986 arası dönemde zorunlu ... çalışması 01.10.1986-30.11.1987 arası dönemde isteğe bağlı SSK sigortalılığına istinaden 01.12.1987 tarihi itibariyle anılan kurumdan yaşlılık aylığı bağlanması ve 15.12.1987-16.12.2005 arası dönemde hem gelir hem de aylık dosyasından tam ödeme yapılması nedeniyle anılan dönemde fazla ödendiği iddia edilen 5212,57 TL’nin 506 sayılı Yasanın 92. maddesi kapsamında tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece, bozmaya uyularak, istek gibi davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Hükmüne uyulan Dairemizin 23.09.2008 gün 2008/13611-11344 sayılı ilamında “Davalıya bağlanan gelir ve aylığın, istirdada konu dönemde tam olarak ödendiğinin sabit bulunması karşısında, 506 sayılı Yasanın 92. maddesine göre tesis edilen kurum işleminde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Öte yandan, iade borcunun kapsamı sigortalının gelir ve aylığın bağlanmasında iyi niyetli olup olmadığına göre değişmektedir. Sigortalı kötü niyetli ise, iktisap ettiği aylıkları ister elinden çıkarsın, isterse çıkarmasın faiziyle birlikte iade etmesi gerekir. Sigortalı iyi niyetli ise, ödenen aylıklar Borçlar Kanunu’nun 63. maddesine göre geri alınamaz.

Somut olayda, gelir dosyasına ilişkin olarak, davalı imzasını taşıyan 05.11.1974 intikal tarihli “Beyan Kâğıdı” başlıklı belgede; meydana gelen durum değişikliğinin vaktinde ve yazılı şekilde kuruma bildirileceği taahhüdüne yer verilmiştir. Öte yandan, davalı ilk celse savunmasında okuma-yazma bilmediğini ileri sürmüştür.

Mahkemece, taahhüt-beyan belgesindeki imzanın davalıya ait olup olmadığı uzman bilirkişi marifetiyle belirlenmeli, ayrıca aylık tahsis dosyası getirilerek tahsis sırasında, davalının başka bir geliri olup olmadığı yönünde herhangi bir beyan ve taahhütte bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa bu yöndeki beyanların davalıyı bağlayacağı gözetilip, Borçlar Kanunu’nun 63. maddesindeki koşullar irdelenerek sonucuna göre karar verilmelidir.” gerekçesiyle redde dair önceki karar bozulmuştur.

Bozma sonrası yürütülen yargılama sürecinde alınan imza inceleme raporunda 05.11.1974 tarihli beyan ve taahhüt belgesindeki imzanın davalı elinden çıktığının kuvvetle muhtemel olduğu belirtilmiştir. Celbedilen aylık tahsis dosyası içeriğinde beyan ve taahhüt belgesine rastlanmamış ise de 30.11.1987 tarihli matbu aylık talep formunda yer alan “İş kazası-meslek hastalığı geliri olup olmadığına” ilişkin hanenin boş bırakıldığı, herhangi bir bilgi verilmediği anlaşılmaktadır.

Beyan ve taahhüt belgesindeki imzanın davalıya ait olduğu ve Borçlar Kanununun 63. maddesindeki koşulların bulunmadığı yönündeki mahkeme yaklaşımı isabetli olmakla birlikte, davanın 5510 sayılı Yasanın yürürlük tarihinden önce açılması nedeniyle davalının istirdada konu dönem yönünden 5510 sayılı Yasanın 96. maddesinin lehe hükümlerinden yararlandırılmaması gerektiğine yönelik mahkeme kabulü yerinde görülmemiştir.

5510 sayılı Yasanın 96. maddesi, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;

a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,

b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır...” hükmünü içermektedir.

Konuya ilişkin 5510 sayılı Yasa öncesi mevzuata bakıldığında, 506 sayılı Yasanın “Yersiz ve yanlış ödemelerin tahsili”ni düzenleyen 121. maddesinde yersiz ödeme halinde iade yükümünün kapsamını belirleyen bir düzenleme bulunmadığı gibi, anılan Yasa içeriğinde konuyu düzenleyen başka bir düzenlemenin de yer almadığı görülmektedir.

5510 sayılı Yasanın 96. maddesi ile 506 sayılı Yasada yer almayan yeni bir düzenleme getirilmiş, sebepsiz zenginleşmenin kasıtlı kusurlu davranıştan veya Kurumun hatalı işleminden kaynaklanmasına bağlı olarak istirdadı mümkün ödeme miktarları belirlenmiştir. Kapsam belirlendikten sonra, ilgilinin Kurumdan alacağı yoksa geri alma işleminin genel hükümlere göre yapılacağı öngörülmüştür.

5510 sayılı Yasanın geçici maddelerinde ise, yersiz ödemelerin tahsili konusunda önceki hükümlerin uygulanması gereğini öngören herhangi bir kural yer almamaktadır.

Belirtilen nedenlerle; 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi hükmünün, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren uyuşmazlıklara uygulanması gerekmektedir. Mahkemece, 5510 sayılı Yasanın 96/a maddesine göre 506 sayılı Yasanın 92. maddesi kapsamında yapılan yersiz ödemelere ilişkin istirdat dönemi belirlenip, anılan döneme ilişkin iadesi gereken yersiz ödeme tutarı bilirkişi aracılığıyla saptanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Aksi yönde ve yazılı biçimde tesis edilen mahkeme hükmü usul ve yasaya aykırı görülmüştür. O halde; davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 20.03.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/13542, K. 2012/5260, 20 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/13542
Karar No
2012/5260
Tarih
20 Mart 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/13543 K.2012/5265
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/13544 K.2012/3227
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/13544 K.2012/4637
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/13545 K.2012/5039
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/13546 K.2012/5357
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/13549 K.2012/4295

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.