KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2010/14188 E., 2012/4416 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Dava, haksız yere sağlanan tedavi giderinin tahsili istemine ilşkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar vekilleri tarafından yapılan temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davalı vekili bakımından temyiz isteminin incelenmesinde;
Davaya konu miktar, toplam 2.000,00 TL’dir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
21.07.2004 gün ve ... sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2010 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.430 TL olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde alacağın tamamının gözetilmesi; tamamı dava edilen bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması HUMK'nun 427. maddesi hükmü gereğidir.
Somut olayda yerel mahkemece kabulüne karar verilen alacak tutarı olan 949,51 TL, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna baş vurulması miktar itibariyle mümkün değildir.
Hal böyle olunca, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle kesinlik nedeniyle reddi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2-Davacı Kurum vekilinin temyizi bakımından yapılan incelemenin sonunda;
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/14188, K. 2012/4416, 8 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama