KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2010/14756 E., 2012/5899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin, 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminini istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine; 2-Davacı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26.maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve ...sayılı kararı ile 26.maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı, ya da,
hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında.
Kurumun rücu alacağının, sigortalının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin değerli gelir olan toplamı 58.326,47 TL'nin tazmin sorumlusu davalının %75 kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı bulunmasına, davaya konu gelirlerin % 10 karşılığı olan 5.832,55 TL'sinin tahsilinin talep edilmesi ve talebe konu alacak miktarının ilk peşin değerli gelirlerin kusur karşılığının içerisinde bulunmasına göre, Kurum isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, mükerrer indirim yapılmak suretiyle eksik rücu alacağına hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinde yer alan 1086 sayılı Kanunun temyize dair hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme gereğince) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/14756, K. 2012/5899, 27 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama