KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2010/15654 E., 2010/17307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2010
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
..... Dava; 01.09.1982 tarihinde bir gün sigortalı çalışmanın tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-506 sayılı Kanunun 60/G maddesinde “Bu maddenin uygulanmasında. 18 yaşından önce mallüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen mallüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmü öngörülmüştür.
Maddedeki “mallüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanlar” sözcüklerinin, sigortalılar yararına bir yorumla, tabi olması gerekenleri de kapsadığının kabulü gerekir. Öte yandan, davacının, aynı Kanunun geçici 54.maddesi kapsamında 01.04.1981 tarihinden önce mallüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil bulunmadığı da belirgin olup mahkemece bu hükmün dikkate alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Ancak, 01.01.1965 doğumlu olan davacı yönünden sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşının doldurulduğu 01.01.1983 olarak kabulü, bu tarihten önceki hizmet sürelerinin ise yalnızca prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin yazılı karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.....
.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/15654, K. 2010/17307, 21 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama