İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/16564 K.2011/3321

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 2 ]

Esas2010/16564Karar2011/3321Tarih14 Mart 2011Okuma4 dk · 761 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2010/16564 E., 2011/3321 K.·İyiniyetli Zenginleşme Ölüm Aylığının Geri Ödenmesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Mart 2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

761 kelime·4 dk okuma

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 2 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 3 ]

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 63 ]

"İçtihat Metni"

Dava, yersiz ödendiği iddia edilen ölüm aylıklarının istirdadı istemine ilişkindir.

Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra İşin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Davaya konu somut olayda, 1952 doğumlu davalı Döndü'nün 18.06.1968 tarihinde sigortalı Hüseyin ile evlendiği, Hüseyin'in 07.04.1967 tarihinde bir başka kadınla evlendiği ve bu evliliğinin devam ettiğinin an-laşılması üzerine Reşadiye Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09.09.1969 günlü kararı ile davalı Döndü ile Hüseyin'in evliliklerinin iptaline karar verildiği, davalı Döndü adına tebliğe çıkarılan ilamın Hüseyin'e tebliğ edilerek, karara 30.10.1969 tarihinde kesinleşme şerhinin işlendiği, Hüseyin'in ilk evliliğinin ise 29.12.1969 tarihli boşanma kararı ile sonuçlandığı;

Nüfus kayıt örneğinin incelenmesinden, davalı Döndü ile Hüseyin'in 1970, 1971, 1973 ve 1974 doğum tarihli dört çocuğunun yasal evlilik içerisinde doğmuş gibi kayıt altına alındıkları, Hüseyin'in vefatı üzerine Reşadiye Sulh Hukuk Mahkemesi'nce düzenlenen 14.12.1990 tarihli veraset ilamında davalı Döndü'nün "muris Hüseyin'in eşi" olarak mirasçı gösterildiği;

Davalının 14.12.1990 tarihinde Kuruma ölüm aylığı istemiyle yaptığı başvurusunda, veraset ilamı ile 14.12.1990 tarihli Sosyal Sigortalar Kurumu için Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneğini ibraz ettiği, kendisine ölüm aylığı bağlanarak 2005 yılına kadar ödendiği, bu durumun bir telefon ihbarı İle ortaya çıkması üzerine eldeki davanın açılarak, 1990-2005 yılları arasında yersiz ödendiği belirtilen ölüm aylıklarının istirdadının istendiği görülmektedir.

Davalı, aşamalarda verdiği ifadesinde, evliliğinin iptaline dair bilgisinin bulunmadığı, aksi halde yeniden geçerli olarak evlenmelerinin önünde bir yasal engel bulunmadığını beyan etmektedir.

Uyuşmazlığın çözümü, tarafların işlem ve eylemler indeki gerçek amaçlarının tespiti ve MK'nın 2. maddesinde yer alan "dürüst davranma" ve madde 3'de açıklanan "İyiniyet" kuralına uygun hareket edip etmediklerinin tespitine bağlıdır.

Hemen belirtelim ki, bütün hakların kullanılmasında uyulması gerekli bir kural vardır: Bu kural, Medeni Kanun'un 2. maddesinde ifade edilen dürüstlük (objektif iyiniyet) kuralıdır. Bir hak, dürüstlük kuralına aykırı kullanılırsa kötüye kullanılmış olur. Bir hakkın sırf başkasına zarar vermek amacıyla kullanılmasını yasa korumaz.

Dürüstlük kuralı, bir kimseden (dürüst bir insan olarak) beklenen davranışı ifade eder. Bir davranışın bu nitelikte olup olmadığı, toplumda geçerli ahlak ölçülerine, gelenek ve göreneklere, karşılıklı uygulana gelen teamüllere ve hakları sağlayan ilişkilerin amacına göre tayin edilir.

Diğer yandan, hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığını belirlerken, o kişinin hakkın kullanılmasında geçerli ve haklı bir yararının bulunup bulunmadığının, hakkın kullanılmasının sağlayacağı yarar ile başkalarına vereceği zarar arasında aşırı oransızlığın bulunup bulunmadığına bakılmalıdır. Bir kimsenin kendi ahlaka aykırı davranışına dayanması ve uyandırılan güvene aykırı davranışta bulunması gibi ölçütler hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığını belirler (Prof. Dr. M.Kemal Oğuzman, Medeni Hukuk-Temel Kav-ramlar, S. Bası 1985, sf. 154 vd).

Hakkın kötüye kullanıldığı savunma olarak ileriye sürülmüş olmasa dahi bu husus defi değil itiraz olarak kabul edildiğinden hakim, dava dosyasından anlaşılan böyle bir durumu re'sen gözönüne almak zorundadır (Yargıtay HGK 04.11.1964 gün 1964/2-953 E. ve 1964/640 K. sayılı ilamı, 14.02.1951 tarih ve 1949/17 E., 1951/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Karan, 08.11.1991 tarih 1990/4 E., 1991/13 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı).

Öte yandan Medeni Kanun'un 3. maddesinde ifade edildiği üzere; durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet savunmasında bulunamaz.

Kuşkusuz iyiniyet ya da kötüniyet kavramları sübjektif, diğer bir anlatımla insanların iç dünyaları ile ilgili kavramlardır. Bunun açıklığa kavuşturulması, somutlaştırılması olaylarla özdeş hale getirilmesi son derece güçtür. İşte bu durumda, hakim, maddi olguların yanında karinelerden, hayat deneylerinden yararlanmak suretiyle gerçeği bulmaya gayret gösterecektir.

Uyuşmazlığa bakıldığında; davalı Döndü'nün okur yazar olmadığı, 16 yaşında evlendiği, evliliğin iptaline ilişkin yargılamaya katılmadığı, evliliğin İptali kararının Hüseyin tarafından tebliğ alındığı, doğurduğu 4 çocuğun nüfusa geçerli evlilik içinde olmuş gibi kaydedildiği, ölüm aylığı isteminde, kendisini mirasçı gösteren veraset ilamı ve vukuatlı nüfus aile kaydı ile davacı Kuruma başvurduğu, sonuçta kendisine ölüm aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.

Tüm bu bilgiler değerlendirildiğinde, davalı kötüniyetli olmayıp. Kurumu yanıltmadığının açık olması, davacı Kurum tarafından da kötüniyetli olduğunun iddia ve ispat edilememesi ve yaşam deneyleri ile günümüzün ekonomik koşullarına göre davacı kendisine ödenen aylıkları tüketerek elden çıkarmak zorunda kalan, günü gününe geçinen kimselerden olup, Borçlar Kanunu'nun 63. maddesi hükmünde ifadesini bulan İyiniyetle zenginleşen kimsenin zenginleşmenin geri verilmesinden dolayı zenginleşme hiç olmasaydı bulunacağı durumdan daha kötü duruma düşürülemeyeceğine ilişkin hukuki ilke karşısında, bu aylıkların davalıdan istirdadının mümkün olamayacağı açıktır.

Açıklanan bu maddi ve yasal olgular dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), temyiz harcının istem halinde davalıya iadesine, 14.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2010/16564, K. 2011/3321, 14 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/16564
Karar No
2011/3321
Tarih
14 Mart 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/16565 K.2011/2362
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/16566 K.2011/2361
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/16567 K.2011/2443
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/16568 K.2011/2357
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/16570 K.2011/3482
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/16572 K.2011/3510

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.