KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/10075 E., 2012/15638 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 278-147
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Dava, geç ödenen aylıkların işlemiş faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya kapsamına göre, sigortalının kesin dönüş yapmaması nedeniyle 25.01.2006 tarihinde aylıkları kesilmiştir.Kurum işleminin iptali için açılan dava sonunda, aylığın Almanya'dan yaşlılık aylığı almaya başladığı 31.05.2005 tarihini takip eden aybaşı itibariyle yeniden bağlanmasına karar verilmiş olup, birikmiş aylıklar 26.05.2010 tarihinde toplu olarak ödenmiştir.Eldeki dava ise, geç ödenen aylıkların, toplu ödeme tarihine kadar olan işlemiş faizlerinin tahsili istemidir.
Mahkemece, Kurumdan ödenmesi gereken aylık tutarları sorulmamış, tahsis dosyasında belirtilen aylık tutarları ile, bilirkişinin hesaplamaya esas aldığı tutarlar farklı olmakla, bilirkişinin neye göre hesap yaptığı denetime elverişli değildir. Diğer taraftan, kesin dönüş koşulunun gerçekleşmediği 01.06.2005 tarihinden öncesi dönem bakımından davacının istirdata hakkı olmadığı için, faiz hakkı da bulunmamaktadır. Öte yandan, bilirkişi tarafından faiz başlangıç tarihinin de 01.07.2005 tarihinin alındığı ve 01.07.2005 tarihinden itibaren ödenen aylıkların faizinin hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, 25.01.2006-26.05.2010 tarihleri arasında davacıya ödenmesi gereken aylık tutarları Kurumdan sorularak, aylık tutarları belirlendikten sonra, bilirkişiye; aylığın kesildiği tarihten, toplu ödeme tarihine kadar, işlemiş faiz hesabına ilişkin, denetime elverişli rapor alınması gerekmektedir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, ödenmesi gereken fark aylık tutarları kesin olarak belirlenmeksizin ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/10075, K. 2012/15638, 20 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama