KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/10092 E., 2012/17483 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- No
- 311-1163
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava, davacının murisine maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ve birikmiş aylıkların tahsili istemidir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanunun 28 ve devamı maddeleri olup, 1479 sayılı Yasa kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olan davacının murisinin 20.02.2004 tarihinde maluliyet aylığı bağlanması talebi, alınan raporları inceleyen Kurum tarafından 20.03.2006 tarihli karar ile reddedilmiş, itirazen incelenmesi talebi üzerine, 10.01.2007 tarihinde sigortalının vefatından sonra itirazın redle sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 19.02.2010 tarihli rapor ile, davacının murisinin çalışma gücünü 2/3 oranında kaybettiği ve maluliyet başlangıç taihinin 18.01.2006 tarihli rapor olduğu tespit edilmiş, ve buna göre 01.02.2006'dan itibaren ölüm tarihine kadar olan dönemde istirdatı gereken aylıklar bilirkişiye hesaplatılmış ise de, öncelikle, bu dönemde ödenmesi gereken maluliyet aylıkları Kurumdan sorulmalı, itiraz halinde bilirkişiye aylık tutarları hesaplattırılmalıdır.
Öte yandan, Murisin ölümü ile, terekesinin bir bütün olarak mirasçılarına intikal etmesi ve tüm mirasçıların, Iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereğince hak sahibi olmaları karşısında; Kurumca bağlanması gereken maluliyet aylıklarından, miras payı oranında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONU Ç
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/10092, K. 2012/17483, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama