KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/10444 E., 2012/19500 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- No
- 381-633
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan zararın, 506 sayılı Kanunun 26. maddesinin ikinci fıkrası gereğince davalıdan rücuan alınması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
17.07.2004 günü gerçekleşen iş kazası sonrasında kendisine sürekli iş göremezlik geliri bağlanan sigortalı yönünden 506 sayılı Kanunun 10. ve 26. maddeleri gereğince Kurumca işverene karşı aynı mahkemede açılan 2010/78 Esas numaralı rücu davasında bilirkişilere kusur incelemesi yaptırılarak verilen 13.05.2010 tarihli kararın, Dairemizce yapılan temyiz denetimi sonucunda 07.10.2010 gün ve 10235/13099 sayılı ilam ile onandığı anlaşılmakta olup, bu kez, anılan kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğu iddiasıyla üçüncü kişi konumundaki davalıya karşı açılan işbu inceleme konusu ek davada,
öncelikle ilk rücu davasına ilişkin dosya getirtilip irdelenerek ek rücu davasına konu yapılabilecek tutarın bulunup bulunmadığı, başka bir anlatımla teselsül hükümleri gereğince işveren ve davalının toplam sorumluluk oranına karşılık gelen Kurum zararının ilk davada tüketilip tüketilmediği açıklıkla ortaya konulmalı, sonrasında söz konusu davada düzenlenen kusur raporunun, davada taraf olarak yer almayan davalı üçüncü kişi bakımından bağlayıcı olmayıp kanıt olarak değerlendirilebileceği dikkate alınmalı ve elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/10444, K. 2012/19500, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama