KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/11113 E., 2012/22559 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2007/649-2010/604
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı ... Sanayi Tic.Ltd Şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
a)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı işveren ... Deri Sanayi Tic.Ltd Şirketinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki ,sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
b)Dava, 20.11.1999 tarihli iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirlerin 506 sayılı Yasanın 9, 10 ve 26. maddelerine göre ,tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, 506 sayılı Yasanın 26. maddesi gereği, davalının kusuru %80, 10. madde gereği davalı işveren şirketin %90 kusurlu bulunarak, ilk peşin değerli gelirin %90 kusur karşılığından sorumlu tutularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
İnceleme konusu olayda; davalı işverene ait, bina inşaatı işyerinde 20.11.1999 tarihinde meydana gelen iş kazasında; sigortalı ... 15.10.1999 tarihinde işe başlamış, 31.10.1999 tarihinde çıkış işlemi yapılmış ve 24.11.1999 tarihli işe başlama tarihli işe giriş bildirgesi ise, 23.11.1999 tarihinde kuruma verildiği anlaşılmaktadır.
Kaza tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasanın 9. maddesi “İşveren, çalıştırdığı sigortalıları, örneği kurumca hazırlanacak bildirgelerle en geç bir ay içinde kurumaya bildirmeye mecburdur.” Hükmünü içermekte olup, anılan düzenlemeye göre anılan 10.maddenin uygulanabilmesi için, kuruma herhangi bir suretle işe giriş bildirgesi verilmese bile, her halukârda, iş kazasının sigortalının işe girişinden itibaren Yasada öngörülen bir aylık sürenin geçmesinden sonra meydana gelmiş olması hâlinde mümkündür. Dava konusu olayda ise; iş kazası, anılan maddede öngörülen bildirim süresi içerisinde meydana gelmiş olup 10.maddenin varlığından bahsedilemez.
Öte yandan, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri, hak sahiplerinin yaşı, gelirin kesilme olasılığı ve iskonto oranı gözetilerek belirlenen tutarı ifade etmektedir. 506 sayılı Yasa'nın 92. maddesi ise, "Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir." düzenlemesini içermektedir.
İş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahibine bağlanan gelir, 506 sayılı Yasa'nın 92. maddesi uyarınca düşmüş, sosyal yardım zammının da başka dosyadan ödendiği anlaşılmıştır.
Dava konusu edilen gelirlerin, 506 sayılı Yasa'nın 92. maddesi uyarınca düştüğü gerçeği karşısında, bu indirimin, davalıların tazminle sorumlu olduğu ilk peşin sermaye değerli gelir miktarına da yansıtılması gerektiğinden, gelirin başlangıç tarihi itibariyle 506 sayılı Yasanın 92. madde uygulaması gözetilerek belirlenmiş miktarını gösterir bilgi Kurumdan sorularak , hesaplama yapılmalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiş olması, usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı şirket vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/11113, K. 2012/22559, 20 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama