KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/12236 E., 2012/18452 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2010/266-2011/237
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Dava, 18.08.1988 tarihinden itibaren 31.07.1995 arası dönemde esnaf Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum avukatının, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi olup, dosya içindeki bilgi ve belgeler ile toplanan delillere göre;davacının 29.08.1988-29.11.1993 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı Kurum tarafından, davacının 29.11.1993-31.07.1995 tarihleri sigortalılık süresi yönünden iptal kararı verilmediği ve bu hususta uyuşmazlık bulunmadığından, mahkemece, bu tarihler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığı belirtilmiş, ayrıca 18.08.1988-29.08.1988 tarihleri arasındaki dönem yönünden istem kabul edilmediğinden davanın bu dönem yönünden de reddi gerekirken davanın kabulü şeklinde hüküm tesis edildiği görülmüştür.
Ancak, karar tarihinde yürürlükte bulunan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 423. maddesinin ilk beş bendinde yargılama giderleri sayılıp 6. bendinde yer alan vekâlet ücretinin de yargılama giderlerinden sayılması, anılan yasanın 417. maddesinde ise, yargılama harç ve giderlerinin haklı çıkma nispetine göre taraflar arasında paylaştırılacağının öngörülmesi karşısında, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen, davalı Kurum lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/12236, K. 2012/18452, 9 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama