KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/13715 E., 2012/17507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 996-518
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın husumet yönünden ise reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davacının davalılardan işveren şirket nezdinde geçtiği iddia edilen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, yapılan araştırma neticesinde, davacının tespitini istediği sürelerdeki çalışmalarının ... ünvanlı işyerinden bildirildiği gerekçesi ile davanın husumetten reddine karar verilmiş ise de; hüküm, eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Zira, dosyada mevcut dava dilekçesinde hukuki bilgisi olmayan davacının, davalısını “... Deri Konf. San. ve Tic. Ltd Şti. (Eski ismi: ... Deri Konfeksiyon Dikim Atl)” olarak gösterdiği, gelen yazı cevaplarına göre, gerçekten de tespitini istediği çalışmalarının kendisine bu şekilde husumet yöneltilen, ancak, dava dilekçesi tebliğ edilmeyen ...’in işverenliği döneminde geçtiği, bilahare davacının vekaletini alan vekilin, talep etmesine rağmen, dava dilekçesinin ...’e tebliğ edilmediği görülmüştür.
Şu halde, yapılması gereken iş, davanın kamu düzenini ilgilendirir bir dava olduğu gözetilerek, kendisine husumet yöneltildiği anlaşılan davalı ...’e dava dilekçesinin tebliği suretiyle, toplanan delilleri hep birlikte değerlendirip, takdir ederek, varılacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/13715, K. 2012/17507, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama