KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/13937 E., 2012/26514 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 390-301
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Dava, davacının Kuruma Bağ-Kur prim borcu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde menfaat yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması halinde; bu olayın hükümde göz önüne alınması ve mahkemenin, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" karar vermesi gerekirken, mahkemece, "davanın reddine" şeklinde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Yargılama giderleri (hüküm tarihinde yürürlükte bulunan) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 423. maddesinde sayılmış olup anılan maddenin 6. bendinde vekâlet ücretine yer verilmiştir. 29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, karşı tarafa yüklenmesi gereken ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden (resen) hükmedilmesi gerekir.
Kural olarak yargılama giderleri, davada haksız çıkan, aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir (HUMK m. 417/I c.1). Bir davada her iki taraf da kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini haklı çıkma oranına göre taraflar arasında paylaştırır (HUMK m. 417/ I c.2).
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 417. maddesinde tarafların kusuru değil, davada haklı çıkma oranları göz önünde tutulmuştur.
Eldeki davada;uyuşmazlığa konu prim borcunun davacıyla ismi aynı olan başka bir ...'a ait olduğu tespit edildiğinden davalı Kurum haksız çıkmıştır. Bu nedenle de, davada haklı çıktığı belirgin olan davacı lehine, avukatla temsil edildiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekalet ücretine karar verilmesi ve davalı Kurumun yargılama gideri ile sorumlu tutulması gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/13937, K. 2012/26514, 21 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama