KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/15050 E., 2012/26534 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2007/1703-2011/472
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Davacı, 16.12.2002 tarihinden sonra Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olmadığının tespitini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, ... İnşaat Ticaret Ltd. Şti.’ne ortak olması nedeniyle 20.04.1982 tarihi itibarıyla 1479 sayılı Yasa kapsamında tescili yapılan sigortalının, bu şirket ortaklığının sona erdiği tarih olan 16.12.2002 tarihnden sonra Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olmadığının tespitine ilişkin olup, Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 24. maddesinin I. ve II. bendidir. 24. maddenin I. bendine göre, Kanunla ve Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan Sosyal Sigortalar Güvenlik Kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan gerçek veya götürü usulde vergi mükellefi olanlar Bağ-Kur sigortalısı sayılır.
Somut olayda davacı, şirket ortaklığı nedeniyle, 20.04.1982 tarihinde başlayan ve devam eden vergi kaydı ile Ankara Ticaret Odası kaydından dolayı 1479 Sayılı Yasa kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilmiştir.... İnşaat Ticaret Limited Şirketinin ardından ... Limited şirketinin kurucu ortağı olmuştur. 12.01.2007 tarihinde ... Limited şirketindeki ortaklığından ayrılışı ve 2005-2006 yıllarında düzenli prim ödemesinin varlığına göre davacının zorunlu bağkur sigortalılığının, SSK sigortalılığının başladığı 27.11.2007 tarihe kadar devam etmesi asıldır.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu istemin aynen hüküm altına alınması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/15050, K. 2012/26534, 21 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama