KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/16419 E., 2012/25726 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 165-1133
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma
Dava, sigorta kayıtlarındaki kimlik bilgilerinin tashihi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili ile davalı ... Köyişleri (Gıda, Tarım ve Hayvancılık) Bakanlığı adına Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava; sonucu itibariyle, “davalı Kurum kayıtlarına göre 1977 – 1978 ile 04.07.1978 – 16.07.1982 tarihleri arasında davalılardan işverenler nezdinde çalışan ...’nın davacı ... olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davalılardan İl Özel İdaresi nezdinde 2701.....2382 sigorta sicil numarası ile ... oğlu 1955 doğumlu ... adına tanzim edilen imzalı işe giriş bildirgesi ile 01.04.1977 – 25.02.1978 tarihleri arasında 318 gün 506 sayılı Kanun kapsamında ve davalılardan Bakanlığa bağlı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü nezdinde yine ... adına 04.08.1978 – 16.07.1982 tarihleri arasında 5434 sayılı Kanun kapsamında çalışmalarının davalı Kuruma bildirilerek primlerin ödendiği anlaşılmaktadır.
İşbu dava ile; davacı, nüfusta ... olan adının ... olarak tashih edildiği, eski çalışmalarının geçtiği işyerlerinden yapılan bildirimlerin ise ... adına yapıldığı iddiasıyla, Kurum nezdindeki ...’ya ait kayıtların kendi nüfus kaydına uygun olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece; bildirgelerdeki ... isminin ... olarak tashihine ve davacının bu dönemler içerisinde davalı Kurumlarda çalıştığının tespiti suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; uyuşmazlığa konu hizmet ve çalışmaların davacıya aidiyeti dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Bu tür davaların kamu düzenine ilişkin bulunmaları, sigortalılığın zorunlu, kişiye bağlı ve devredilemez bir hak olması nedeniyle, özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Her ne kadar davacı nüfus kayıtlarında isim tashih yapıldığını iddia etmiş ise de.
Nüfus İdaresi davacının isminde herhangi bir adli ya da idari düzeltme olmadığını bildirdiği gibi, davaya ve kabule konu çalışmalardan daha önce 1975 – 1977 yıllarında askerlik yapan davacının askerlik kayıtlarındaki adı da ... olarak yer almakta olup, tashihe ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır.
Bu nedenle; işe giriş bildirgesi, hizmet akdi formu, izin ve istifa belgeleri, yevmiye listesi gibi davacının imzasını taşıyan belgelerin asılları celbedilerek, konusunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmalı; üzerlerindeki imzaların davacıya ait olup olmadığı tespit edilmeli;
davacının isim tashihine ilişkin delilleri sorularak Mernis kayıtlarına geçilmeden önceki tarihe ait idari düzeltme işlemi bulunup bulunmadığı araştırılmalı, dinlenen iki tanığın Tarım Reformu Genel Müdürlüğü’nde çalışanlar olduğundan, diğer işyerinde çalışan ve kayıtlara geçen kişilerin de resen bilgisine başvurulmalı ve uyuşmazlığa konu hizmetlerin davacıya aidiyeti kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekili ile davalı ... Köyişleri (Gıda, Tarım ve Hayvancılık) Bakanlığı adına Hazine vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/16419, K. 2012/25726, 14 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama