KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/17349 E., 2012/26340 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 822-378
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Davacı, sigorta kayıtlarında sehven “...” olan adının “...” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, ispatlanamayan davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava sonucu itibarıyla, dava dışı “... ...” adlı işverene ait İzmir/Aliağa TPAO Rafinerisinde, temizlik işleri faaliyet alanıyla kurulu olup 01.05.1983-30.06.1988 tarihleri arası dönemde kapsam görmüş 15..69.35 no’lu işyerinden “...” adına bildirilen 28.08.1983-20.10.1983 arası sigortalı çalışmaların, davacı “...’e” aidiyetiyle, anılan kayıtların davacı adına tashihi istemine ilişkindir.
Mahkeme, ispatlanamayan davanın reddine karar vermiş ise de; verilen hüküm, eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Bu tür davaların kamu düzenine ilişkin olması ve özel bir duyarlılıkla yürütülmesindeki zorunluluk da gözetilerek; davalı Kurum nezdinde, davacıdan başka “...” adında bir sahsın sigorta sicil kayıtlarının bulunup bulunmadığı usulünce araştırılmalı, varsa ilgili kayıtlar getirtilmeli ve davaya konu çalışmalarla ilgileri araştırılarak incelenmeli.
15..69.35 no’lu işyerine ait uyuşmazlık dönemini içerir dönem bordroları getirtilmeli, gerekirse dönem bordrolarından re’sen belirlenecek tanık beyanlarına başvurulmalı; davacı tarafından temyiz dilekçesi ekinde sunulan 27.09.2011 tarihli ... yazısında,“Davacının, anılan 15..69.35 no’lu işyerindeki çalışmaları nedeniyle 23.08.1983 tarihinde çıkarılarak kendisine verilen çalışma kartının, 07.02.1984 tarihinde kendisinden teslim alındığının” bildirilmiş olması karşısında, anılan yazıya, çalışma kartına ve çalışmalara dair tüm kayıt ve belgelerin ibrazı sağlanarak incelenmeli;
böylece re’sen toplanacak tüm kanıtlar birlikte ve yeniden değerlendirildikten sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma ile, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/17349, K. 2012/26340, 20 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama