KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/1833 E., 2012/9296 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 174-904
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma
Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirlerin 506 sayılı Yasanın 26.maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın ..., ..., ... ve ... yönünden kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı SGK Başkanlığı avukatı ile davalılardan ... avukatı, ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
17.08.1999 tarihinde meydana gelen depremde, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü'ne ait yurt binasının yıkılması sonucu, ... Onarım Basım Yayım Paz.İnş.Tic.A.Ş.'nin işçisi olarak çalışmakta olan kaloriferci... enkaz altında kalarak vefat etmiştir. Kredi Yurtlar Kurumu ile ... Onarım Basın Yayın Paz. İnş. San. A.Ş. arasında yapılan 19.03.1999 tarihli Hizmet Alım Sözleşmesine göre, ... A.Ş. iki temizlik işçisi, dört kalorifer işçisi olmak üzere toplam altı işçi temin etme yükümlülüğünü üstlenmiştir. ...bu sözleşme kapsamında yurt binasında kaloriferci olarak çalışmaktadır.
Yıkılan binanın ilk olarak 03.06.1996 tarihli yapı ruhsatında kullanım amacının mesken ve dükkan olduğu, ancak bina sahibi ... tarafından ruhsatsız olarak çatı katı yapıldığı, ... tarafından kaçak çatı katına ruhsat verildiği, 25.02.1997 tarih 1/14 sayılı tadilat ruhsatında sözkonusu yapının kullanım amacının yurt olduğu, çatının yemekhane olarak kullanılacağının belirtildiği, yurt binasının 27.10.1998 tarihinde Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği, ...'in vefatından sonra yapı izin belgesinin mirasçıları ... ve ... adına düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Statik projenin ... tarafından hazırlandığı, fenni mesulün ise ... olduğu, aleyhlerine tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme suçu nedeniyle açılan davada, 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/285 Esas, 2001/165 Karar sayılı ilamı ile, binanın yapıldığı tarihte, imar mevzuatına göre zemin etüdü şartının aranmadığı, Marmara depremini oluşturan fayın birkaç yerden kırılması, deprem dalgalarının girişim yaptığı yerlerde hasarın çok olması,
Sakarya'daki yapıların sıvılaşan zeminden etkilenerek ağır hasarların oluştuğu, rezonans, yumuşak kat, sığ temel ve binaların çarpışması gibi etkilerde nazara alındığında bu depremin hasarlarından dolayı, imara ve yönetmeliğe uygun olarak projeyi ve uygulamayı yapan teknik elemanlarla diğer ilgililerin sorumlu olamayacağı ve suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatlerine karar verilmiştir.
Hükme esas alınan kusur raporunda, binanın depremde yıkılmasının sebebinin zemin kat + 4 normal kat olarak statik projelendirilmesi, yapılan binanın üzerine kaçak olarak yapılan kat sonucu meydana gelen yük artışı ve binanın mesken olan kısımlarının yurda çevrilmesi nedeniyle ayrıca oluşan yük artışı nedeniyle olduğu belirtilerek,
statik proje hilafına ruhsatsız olarak çatı katı yaptıran, kullanım amacını değiştirerek Belediyeden ek ruhsat alan ve taşıyıcı sistemin güçlendirilmemesi nedeniyle bina sahiplerine, kullanım amacı değişen ve ek yüklere maruz kalan binaya tadilat ruhsatı ve yapı kullanma izni veren Belediyeye, kullanım amacının değişmesi ve ek yüklerin mevcut sistemin taşımayacağını öngöremeyen fenni mesul ...'na kusur verilmiştir.
Bilirkişi heyetindeki değerlendirmeler isabetli ise de, 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen depremin büyüklüğü, zeminin durumu gibi unsurlar nedeniyle binanın yıkılmasında kaçınılmazlığın tartışılmaması isabetsiz bulunmuştur.
O halde, mahkemece yapılacak iş, konusunda uzman bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile, kaçınılmazlık unsurunun da irdelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekili ile davalılardan ... vekili, ... ve ...'in bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/1833, K. 2012/9296, 21 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama