KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/3307 E., 2012/7613 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 794-769
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Dava, 06.05.1985 – 25.01.1989 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, taraflar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, davadışı ... Nakliye Vasıtaları Tic. A.Ş.’nin yönetim kurulu üyesi olarak Kurum’a sigorta tescilinin yapıldığını belirterek, 06.05.1985 – 25.01.1989 tarihleri arasında zorunlu sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş; Mahkemece, davacı ile, davadışı ... karıştırılarak tescil yapıldığı belirtilip, davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasanın 24. maddesine göre, anonim şirketlerin kurucu ortakları ile yönetim kurulu üyesi olan ortakları zorunlu sigortalı olup; şirket karar defterinde 10.09.1986 tarihli kararda, davacının adı şirket azası olarak yazılıdır.
Mahkemece, davadışı şirkete ait başlangıçtan itibaren tüm sicil kayıtları getirtilerek, davacının, ortak veya yönetim kurulu üyesi olup-olmadığı, buna göre zorunlu sigortalılık süresi şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmeli; davacının, şirketin kurucu ortaklığı veya yönetim kurulu üyeliğinin bulunmadığının anlaşılması durumunda ise, ödediği prim tarihinden başlayarak, primin karşıladığı sürede 1479 sayılı Yasanın 79. maddesi gereğince isteğe bağlı sigortalı olacağı esas alınarak, sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/3307, K. 2012/7613, 30 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama