KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/3312 E., 2012/8304 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 187-10
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma
Davacı, muhasebecilik yapan davalılardan işverene ait işyerinde, 20.07.1997 – 01.11.2007 tarihleri arasında muhasebe yardımcı elemanı olarak kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Sıfat konusu, kamu düzeni ile ilgili olup, Mahkemece re’sen göz önüne alınması gereken bir usul kuralıdır.
Dosyadaki belgelerden, 1995 yılından itibaren muhasebecilik belgesi sahibi olan davalının, 23.01.1997 tarihinde kurulan ... Serbest Muhasebe Ltd. Şti.’nin, hakim hisseli ortağı ve tek başına temsil ve ilzama yetkili müdürü olduğu; şirketteki hissesinin tamamını 02.08.2007 tarihinde üçüncü kişilere devrettiği, işyeri tescilinin 22.01.2008 tarihinden itibaren yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, öncelikle, işverenin davalı mı yoksa ortağı olduğu ... Serbest Muhasebe Ltd.
Şti. mi olduğu belirlenmeli; işverenin şirket olduğu anlaşılıp, şirketin devredilmesi durumunda, tüzel kişilik devam edeceğinden, şirkete karşı husumet ile yargılamaya devam edilmeli; işverenlik sıfatının şirkete ait olmayıp, davalıya ait olduğunun anlaşılması durumunda ise, işyeri devrinin bulunup-bulunmadığı araştırılarak, işyerini devralanın, devir öncesi dönem primlerinden de sorumlu olacağı gözetilmeli;
yine, davacının, uyuşmazlık konusu dönemlerden, hisse devri sonrası sürede çalışıp-çalışmadığı ve bu dönemde işverenlik sıfatının kime ait olduğu belirlenip, gerekirse, ek dava ile gerçek işverene husumet yöneltilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yargılamaya devamla karar verilmiş olması, usule ve yasaya aykırıdır.
2- İşin esasına gelince; askerliğini 28.01.2000 – 28.07.2001 tarihleri arasında yapan ve ...Üniversitesi ... Meslek Yüksek Okulu’ndan 16.02.2000 tarihinde muhasebe meslek elemanı olarak mezun olduğu anlaşılan davacının, Kurum nezdindeki şahsi dosyasının incelenmesinden, davalıya ait işyerinden bildirilmiş sigorta süresinin bulunmadığı, uyuşmazlık konusu dönem içinde, davadışı pek çok işyerinden bildirilmiş sigortalı hizmetlerinin bulunduğu görülmüştür.
Davacı, çalışmaların davalıya ait muhasebe bürosu işyerinde muhasebe yardımcısı olarak gerçekleştiğini; davalının, kendisine ait işyerinden sigorta bildirimi yapmayıp, muhasebe kayıtlarını tuttuğu işyerlerinden bildirdiğini; kendisinin, uyuşmazlık konusu dönemde başka bir işverene ait işyerinde çalışmadığını beyan etmiş; davalı ise, davacının, muhasebe kayıtlarını tuttuğu mükellef şirketlerin ön muhasebe elemanı olarak çalıştığını, kendi çalışanı olmadığını beyan etmiştir.
Davadışı şirket ve gerçek kişiler tarafından davacı, davalı ve üçüncü kişilerin, birlikte veya ayrı ayrı yetkili olduklarına dair düzenlenmiş vekaletnamelerin bulunduğu; davacının, uyuşmazlık konusu süre için, aynı davalıya karşı, işçilik alacaklarına ilişkin İzmir 11. İş Mahkemesinin 2008/73 Esas sayılı davasının bulunduğu görülmüştür.
Mahkemece; öncelikle, iddia edilen dönemde işverenliğin kime ait olduğu yöntemince araştırılıp saptanmalı; tespite konu çalışmalara ilişkin olarak –varsa- işveren nezdindeki belgeler getirtilmeli; işbu belgelerden sigortalının imzasını içerenler yönünden imzanın kendisine aidiyeti sigortalı tarafından kabul edilenler ile inkar edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan yine sigortalıca hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanmalı;
bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince yeterince araştırılmalı; yukarıda öngörülen nitelikte yazılı belge ibraz olunmayan çalışma süreleri yönünden ise, işyeri defter ve belgeleri ile o dönemde sigortalı ile birlikte çalışan kişiler, yine, davalının başkaca mükellefler ve bunların çalışanları araştırılarak, davacının çalışma ilişkisi belirlenmeli; aynı yörede komşu ve benzeri işleri yapan başka işverenler ile bu işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı;
işçilik alacakları davasının sonucu ile askerlik süresi ve öğrencilik dönemi araştırılarak, bu dönemde nasıl çalışmış olacağı davacıdan sorulmalı; işin öğrencilik nedeniyle kesintiye uğraması durumunda, hak düşürücü süre üzerinde durulmalı; yargılama aşamasında dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, işyerinin kapsamı kapasite ve niteliği nazara alınmalı; böylece bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/3312, K. 2012/8304, 8 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama