KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/3860 E., 2012/13690 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 740-748
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Dava, yurt dışı tedavi giderinden şimdilik 10.000 TL’nin başvuru tarihi 10.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, taraflar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
01.04.1999 tarihi itibariyle SSK’dan yaşlılık aylığı bağlanan davacılar murisi, 11.09.2005 tarihinde vefat etmiştir. Davacı mirasçılar, eldeki dava ile; murislerinin yurt dışında bulunduğu sırada rahatsızlanarak 28.02.2005-19.08.2005 arası dönemde ... Üniversitesi M.D. Anderson Kanser Merkezi Hastanesinde yatarak tedavi gördüğünü, çevirileri dosyada mevcut faturalara göre toplam 292.399,54 Dolar harcama yapıldığını, 10.02.2006 tarihli ödeme başvurusu üzerine toplam 42.242 TL’nin iade edildiğini öne sürerek, fatura toplamı olan 292.399,54 Dolardan şimdilik 10.000 TL’nin başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davada, çözümlenmesi gereken hukuksal sorun, yaşlılık aylığı almakta olan sigortalının, seyahat amacıyla çıktığı yurt dışında acilen hastalanması sonucunda yapılan masrafların Kurum tarafından ödenmesinin mümkün olup olmayacağı noktasına ilişkindir.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 32 ve 36. maddeleridir. 32. maddeye göre; yurt içinde tedavisi mümkün olmayan sigortalıların Kurum sağlık tesislerinden rapor verildiği takdirde yurt dışında tedavileri yapılabilmektedir. Ancak, 36. maddede yaşlılık aylığı alanların ancak 32. maddenin (A) ve (B) fıkralarında belirtilen yardımlardan yararlanabilecekleri hükme bağlanmıştır.
Oysa, 32. maddenin (E) fıkrası sigortalıların hangi hallerde ve hangi koşullarla yurt dışı tedavilerinden yararlanabileceklerini düzenlemiştir. 36. madde (E) fıkrasına atıf yapmadığına göre gelir ve aylık almakta olanlara ve aile bireylerine başka bir anlatımla pasif sigortalılara yurt dışında tedavi görme imkanı tanınmamıştır.
Olayda, davacılar murisi, yaşlılık aylığı almakta iken yurt dışında tedavi gördüğüne göre 36. maddeye göre yurt dışında yapılan tedavi masrafları istenemez.
Ne var ki; davacının acilen hastaneye kaldırılmasına, Türkiye’de dahi olsa tedavisinin yapılmasının zorunlu bulunmasına göre, davacılar murisine tedavi masrafları yardımından tamamen yoksun bırakmak, Sosyal Güvenlik Hukukunun sigortalının sağlıklı yaşama hakkını güvenceye alan temel ilkelerine ters düştüğü gibi hak ve nesafet kurallarına da aykırıdır.
Hal böyle olunca, yurt dışında hastalanan davacının Türkiye’de hastalanmış olsaydı Kurum sağlık tesislerinde ne kadar masrafla tedavi görecek idiyse o kadar miktar hesap ettirilmeli ve ortaya çıkacak tedavi masraflarının Kurum tarafından ödenmesi gerektiğinin tespitine hükmedilmelidir. Bu tespit yapılırken, daha önce Kurumca yapılan iade tutarları da göz önünde bulundurulmalıdır.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde davanın reddine hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde; taraflar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/3860, K. 2012/13690, 10 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama