KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/3881 E., 2012/11420 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 493-485
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Dava, trafik kazası sonucu yaralanan sigortalıya yapılan harcama ve ödemelerden oluşan Kurum zararının ilk iki davadan bakiyesinin rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanan sigortalı ...’a yapılan harcama ve ödemelerden oluşan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Kanun’un 39’uncu maddesi uyarınca rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun’un 39’uncu maddesi kapsamında üçüncü kişiler aleyhine açılan rücu davaları Borçlar Kanunu’nun 60’ıncı maddesinde gösterilen bir ve on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımı başlangıcı ise; “zarar ve faile ıttıla” tarihidir. Bilindiği üzere zarar ve faile ıttılanın birlikte gerçekleşmesi gerekmekte olup, sadece birinin gerçekleşmesi bir yıllık zamanaşımı süresinin başlaması için yeterli değildir.
Zarara ve faile ıttıla, Kurumun yetkili organının ıttılaı olduğundan, zararın ıttıla tarihi masraf ve ödemeler yönünden sarf ve ödeme tarihidir. Faile ıttılanın ise özel bir duyarlılıkla araştırılıp incelenmesi gerekmektedir. Uygulamada, devam eden ceza davasında verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmesi ya da Kurum sigorta müfettişi veya Çalışma Bakanlığı iş müfettişi raporunun Kurumun yetkili makamlarına intikal tarihi faile ıttıla tarihi olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda; zararlandırıcı sigorta olayı 16.08.2003 tarihinde gerçekleşmiştir. Davalı süresinde ve usulüne uygun zamanaşımı def’inde bulunmuş olup, sigortalıya yapılan harcama ve ödemeler 2003 ile 2005 ve ceza davasının kesinleşme dolayısıyla faile ıttıla tarihinin de 09.09.2004 olduğunun; 24.06.2009 tarihinde açılan eldeki davada Borçlar Kanunu’nun 133’üncü maddesi uyarınca zamanaşımını kesen herhangi bir sebep bulunmadığının ve bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunun anlaşılması karşısında; davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/3881, K. 2012/11420, 14 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama